İnşaatçıların yurt dışı hedefi 10 yılda 1 trilyon dolar
06 Aralık 2012 Perşembe 11:28
Son Güncelleme: 11:31
İNTES Başkanı Koçoğlu: "Sektör, 1972'den 2012 yılı
Eylül ayı sonuna kadar 96 ülkede 227 milyar dolar değerinde 6 bin 663 proje
üstlendi"
ANKARA - Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı
Şükrü Koçoğlu, inşaat sektörünün 1972'den bu yılın Eylül ayına kadar 96 ülkede
227 milyar dolarlık proje üstlendiğini belirterek, "2023 yılı hedefi ise yurt
dışında üstlenilen proje değerini yıllık 100 milyar dolara çıkarabilmek" dedi.
Koçoğlu, 2008'de başlayan küresel krizin ABD kaynaklı olduğunu hatırlatarak,
krizin Avrupa ülkelerinin tümünü etkilediğini söyledi.
Krizden önce ihracatta AB'ye bağımlılığı azaltmak adına önemli tedbirler
alındıysa da bu bağımlılığın istenilen düzeye inmediğine işaret eden Koçoğlu,
küresel krizin yanı sıra Arap ülkelerindeki iç karışıklıkların da komşu ülkelere
yapılan ihracata negatif yansıdığını belirtti. Koçoğlu, bütün bu olumsuz
gelişmelere karşın, Türkiye ekonomisinin krizlere karşı dirençli göründüğünü
dile getirerek, "Avrupa ülkelerindeki 'derin sarsıntıların' 'derin krize'
dönüşmesi sürecinde, Türkiye ekonomisi sadece 'yumuşak iniş' diyebileceğimiz bir
etkilenme yaşadı. 2011'e gelene kadar yüksek büyüme hızı devam etti. 2011'den
itibaren büyüme hızında aşağı doğru bir ivme gözlenmeye başlandı. Bu sürecin
devam etmesi ise 2012 yılında revizyonları gündeme getirdi" diye konuştu.
Bu yıl büyümenin yavaşladığını ve Orta Vadeli Program'daki 2012 yılı büyüme
hedefinin aşağı yönlü revize edildiğini anımsatan Koçoğlu, bu durumun inşaat
sektörünü de etkilediğini kaydetti.
Koçoğlu, 2011 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 5,2 büyürken, inşaat
sektörünün de yüzde 16,4 büyüdüğünü belirterek, bu yılın 6 ayında ekonominin
ortalama yüzde 3,1, inşaat sektörünün de yüzde 1,5 büyüdüğünü söyledi.
"Müteahhitlik yurt dışında hız kesmiyor"
İnşaat sektörünün bütün ülkeler için önemli olduğuna dikkati çeken Koçoğlu,
Türkiye gibi genç nüfusu olan, yeniliğe açık ve büyüme ihtiyacı yüksek ülkelerde
ise sektörün öneminin daha da arttığını vurguladı.
Sektörün iç ve dış gelişmelerden hızlı etkilenen ancak bir o kadar da hızlı
etkileyen bir yapıya sahip olduğuna işaret eden Koçoğlu, "Bu sektöre küçük bir
ivme kazandırmanın, makro-ekonomiye ne kadar büyük etkileri olduğunu geçmişte
gördük. Sektörün bu özelliğinden, yumuşak inişe geçen ekonominin 'canlanması'
için de yararlanılabileceğini düşünüyoruz" dedi.
Koçoğlu, komşu ülkelerdeki siyasi karışıklıklara rağmen, "ekonominin sağlam
yapısının en önemli tuğlalarından biri olan" yurt dışı müteahhitlik sektörünün
hız kesmediğini ifade eden, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu açıdan tek bölge-tek pazar bağımlılığını yıllar önce kıran sektörün
ekonomiye döviz geliri ve istihdam katkısı sürüyor. İtibar, döviz geliri ve
istihdam açısından dünyanın en önde gelen şirketlerini içinde barındıran sektör,
her geçen yıl bir rekor kırıyor ve hem döviz geliri hem de itibar açısından
dünyada ilk sırada yer alıyor. Sektör, 1972'den 2012 yılı Eylül ayı sonuna kadar
96 ülkede 227 milyar dolar değerinde 6 bin 663 proje üstlendi. Firmalarımızın
yurt dışında üstlendiği proje miktarının yüzde 78'i son 10 yıl içinde
gerçekleştirildi. Dünyadaki en büyük uluslararası 225 firma içerisinde 33 Türk
firması var. Türkiye bu açıdan dünya ikincisi. 2023 yılı hedefi ise yurt dışında
üstlenilen proje değerini yıllık 100 milyar dolara çıkarabilmek."
"Türkiye'nin ihtiyacı büyüme ve istihdam"
Sorunlar ve talepler dikkate alınarak sektörün makro-ekonomik politikalarla
entegrasyonunun sağlanmasının önemine değinen Koçoğlu, gelecek dönem böyle bir
politika izlenirse, sektördeki büyüme hızının önemli bir ivme kazanacağını,
bunun da ekonomik büyüme açısından çarpan etkisi yaratacağını söyledi.
Koçoğlu, yoğun bir dış etki ve cari açık probleminden ekonominin
etkilenmesinin sürpriz olmadığını belirterek, makro-ekonominin bütüncül bir
şekilde dizayn edilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin büyüme ve istihdama ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Koçoğlu, cari
açık probleminin ciddiyetinin ortada olmasına karşın alınan bazı önlemlerin bu
konuya 'iyileştirici' etkide bulunduğunu ifade etti.
"Bu gelişme doğrultusunda, önümüzdeki dönem çok sert bir şekilde frene
basılmayacağını umuyoruz" diyen Koçoğlu, bu şekilde izlenecek bir politika ile
iç ve dış talebin de 2013'te büyümeye katkı sağlayacağını düşündüklerini
kaydetti.
"Kadın istihdamı artırılmalı"
Koçoğlu, ekonomide belirsizlik ve geriye gidişin istihdamı da hızlı bir
şekilde etkilediğini vurgulayarak, bu durumun Türkiye'nin ekonomik yapısının bir
özelliği olduğunu, gelecek dönemde bu özelliğin de dikkate alınarak bir istihdam
politikası izlenmesi gerektiğine dikkati çekti.
Sektörde kadın istihdamının çok az olduğunun hatırlatılması üzerine
Koçoğlu, "Kadın istihdamının topyekun bir politika ile artırılmasına ihtiyaç
var. Bu bağlamda, ekonomik ve sosyal politikaların entegre bir şekilde dizayn
edilmesi çok önemli. Kadınların çalışma hayatındaki rollerinin ve konumlarının
güçlendirilmesi için ekonomik iklim kadar, sosyal motivasyonların da önemli
olduğunu unutmamamız gerekiyor" dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder