31 Aralık 2012 Pazartesi

Yeni Yıl Mesajı

Değerli blog izleyicilerim, yeni yıl size çok para, sıcacık evler ve huzur yumağı olarak gelsin ve hep yanınızda kalsın.

28 Aralık 2012 Cuma

İki bölge arasında yüzde 100'lük ısı gideri farkı-Hırpalayıcı Haber

İki bölge arasında yüzde 100'lük ısı gideri farkı



hurriyet.com.tr/EKONOMİ
28 Aralık 2012



İki bölge arasında yüzde 100'lük ısı gideri farkı

İstanbul’un gözde iki semti... Biri Esenyurt’a bağlı Esenkent, diğeri Başakşehir’e bağlı Bahçeşehir. Bu iki bölge arasında bir konuda ciddi bir ‘uçurum’ bulunuyor. Bir bölgede yaşayanların yıllık ısınma giderleri ile diğer bölgedekilerin ısınma gideri arasında yüzde 100’e varan bir fark var. Yolun sağ tarafı doğalgaz ile ısınıyor, sol taraf ise termik santralden elde edilen sıcak su ile. Bir tarafdaki aylık gider 166 TL, diğer tarafdaki gider ise 83 TL.



Esenkent bölgesinde 7 bin 400 konut bulunuyor. Başakşehir bölgesinde ise 13 bin kadar konut bulunuyor.
Özellikle havaların soğuması ile birlikte bu iki bölgeden birinin 'huzursuzluğu' artıyor. Zira, ısınma için oluşan gider, diğer bölgeye kıyasla iki kat kadar daha fazla.
Esenkent’te bulunan 7 bin 400 konutun ısı ihtiyacı, bölgede kurulu doğalgaz çevrim santrali olan Doğa Termik Santrali’nde elde edilen sıcak su ile karşılanıyor. Bu bölgedeki konutlarda yaz-kış musluktan sıcak su aktığı ifade ediliyor. Yapılan hesaplamaya göre bu bölgede oturan ailelerin yıllık ısınma gideri 998 TL. Bu durumda aylık yapılan ödeme ortalama 83 TL seviyesinde.
Ancak Bahçeşehir Bölgesi’nde tablo çok daha kötü durumda. Bu bölge için yapılan hesaplamaya göre yıllık gider bin 513 TL olarak hesaplanmış. Ancak site sakinleri giderlerinin 2 bin TL dolayında olduğunu bildiriyor. Bu durumda aylık gider 166 TL seviyesinde.
YILLIK GİDER 2 BİN TL
Bahçeşehir’de bulunan Funda Blokları’nda 30 daireli bir sitede yönetici olan Bülent Akkuş (37) şu bilgileri veriyor: “Bizim burada doğalgaz ön ödemeli sistemde. İGDAŞ’dan alınan gazı başka bir dağıtıcı şirket satıyor. Biz site olarak aralık ayı için 12 bin TL’lik doğalgaz satın aldık. Ve aldığımız bu gaz bitti. Daire başına böldüğümüzde 400 TL’ye geliyor. Yine bu yılın 1 Ocak-31 Aralık arasında aldığımız doğalgazın bedeli 60 bin TL. Bunu da 30 daireye bölüştüğümüzde yıllık, dairenin doğalgaz gideri 2 bin TL olarak ortaya çıkıyor. Ki, ocak-şubat gibi soğuk aylarda sitenin aylık doğalgaz sarfiyatı 18-19 bin lirayı buluyor.”
YILLIK GİDER 900-1000 TL
Esenkent’de bulunan Regnum Elitkent Sitesi’nin Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Aydın (46), yönetiminde bulundukları sitede 722 konutun bulunduğunu söyleyerek şu bilgileri verdi: "Kışın daire başına ortalama ısı giderimiz 80-100 TL arası, yazın ise 20-25 TL. Ortalama yıllık giderimiz 900-1000 TL arası kadar. Çok da iyi ısınıyoruz. Bu bölgede bu santralin bulunması bizim için büyük bir şans. Bu santralden yalnızca Esenkent değil, Bahçeşehir de başka bölgelerde yararlanabilir."

26 Aralık 2012 Çarşamba

TOKİ yönetmeliği revize edildi

TOKİ yönetmeliği revize edildi


26 Aralık 2012 Çarşamba 10:58

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliği'nde değişiklik yapan yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlandı.


ANKARA - "Toplu Konut İdaresi Başkanlığı Satış, Devir, İntikal, Kiraya Verme, Trampa, Sınırlı Ayni Hak Tesisi ve Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İhale Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Mevcut yönetmeliğin ihale ve satış usulleri bölümünde, "arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı dışındaki işlerde uygulanacak usuller"e ilişkin düzenleme yapıldı. Buna göre, kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşlarla kamu kurumlarının talepleri öncelikle değerlendirilecek. Bu kurum ve kuruluşlara, işin mahiyetine göre, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 30. maddesine göre veya tahmin edilen bedel üzerinden satış yapılabilecek. İdarece sözleşmeyle belirlenen koşullarla kiralama yapılmak veya sınırlı ayni hak tesis edilmek suretiyle kullanım hakkı devredilebilecek.
Düzenleme ile yönetmeliğe, şu madde de eklendi:
"İdare, taşınmazların değeri ile satış kabiliyeti ve gelirini artırmak maksatlarıyla mülkiyetinde bulunan birinci fıkra kapsamındaki taşınmazlar ile bu taşınmazların üzerindeki üçüncü şahıslara ait sınırlı ayni ve şahsi hakları, komşu taşınmazların üzerindeki üçüncü şahıslara ait mülkiyet hakları, sınırlı ayni ve şahsi haklar ile diğer tüm hak ve varlıklarla birlikte bu hak ve varlıkların sahibi olan kişilerle anlaşma sağlanmak suretiyle, bu yönetmelik hükümleri çerçevesinde satış dahil diğer tasarruf işlemlerine konu edebilir."

İşte ‘yeni İstanbul’un haritası-Gayrimenkul Haber

İşte ‘yeni İstanbul’un haritası



Meltem KARA
26 Aralık 2012



İşte ‘yeni  İstanbul’un haritası

İSTANBUL’un kuzeyinde inşa edilecek yeni şehir projesinde dönüşüm başlıyor. 3’üncü havalimanı ve çevresini kapsayan Yeniköy-Akpınar’dan başlayıp Küçükçekme Gölü’ne kadar inen yaklaşık 40 bin hektarlık alanda ruhsatsız, riskli yapıların tasfiye edilmesi ve yenilerinin yapılması için protokol imzalandı.



BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’ın 2011 seçimlerinden önce açıkladığı projeler arasında yer alan İstanbul’un kuzeyinde inşa edilecek yeni şehir projesi netleşmeye başladı. İstanbul’a Terkos Gölü’nün yakınlarına yapılacak 3’üncü havalimanı ve çevresini kapsayan yaklaşık 40 bin hektarlık alanda dönüşüm başlıyor. Önceki gün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Emlak Konut GYO arasında imzalanan protokole göre, bu bölgedeki ruhsatsız, iskansız ve afet riski altındaki yapılar tasfiye edilerek, fen ve sanat kurallarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulacak. Bu projeyle ilgili detaylar çalışmalara göre ortaya çıkacak.
40 BİN HEKTARLIK ALAN
Önceki gün Emlak Konut GYO’nun Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklama, kuzeye inşa edilecek yeni şehir için çalışmaların başladığını da ortaya koydu. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, TOKİ ve Emlak Konut arasında işbirliği protokolü imzalandı. Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen ve sınırları çizilen bu rezerv alan, İstanbul’un kuzeyinde inşası planlanan ve yeni şehir olarak adlandırılan 40 bin hektarlık alanı işaret ediyor. Rezerv alan, kuzeyde 3’ncü havalimanın yapılacağı Yeniköy-Akpınar’dan başlayıp, güneyde Başakşehir’i de içine alarak Küçükçekme Gölü’ne kadar iniyor.
DÖNÜŞÜMÜ YAPACAKLAR
Bu rezerv alanda protokol kapsamında, ruhsatsız, iskansız ve afet riski altındaki yapılar tasfiye edilerek, sağlıklı ve güvenli yaşam alanları oluşturulacak. Bu alanların oluşturulması için de imar planı ve kentsel tasarım projeleri, yer bilimsel etütler, kentsel dönüşüm ve değerleme çalışmaları, imar uygulamaları ve kamulaştırma faaliyetleri yapılacak. Protokol çerçevesinde, yaptıkları hizmetler karşılığında TOKİ ve Emlak Konut’a ekspertiz değeri üzerinden arsa devri yapılabilecek. Ancak şu anda devredilmesi düşünülen somut bir arsa bulunmuyor.
Kartal arazisi Dap-Eltes’in
EMLAK Konut GYO’nun ihaleye açtığı İstanbul Kartal Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ihalesinin ikinci oturumunda Dap Yapı ve Eltes İnşaat, öne geçti. 1 milyar 335 milyon TL gelir üzerinden, yüzde 40 gelir oranı ve 534 milyon TL lira teklif veren Dap Yapı-Eltes İnşaat, en iyi teklifi verdi. İhale kapsamında araziye konut, sağlık tesis alanı, eğitim tesis alanı, ticaret alanı, dini tesis alanı ve yeşil alanlar yer alıyor. Emlak Konut GYO, ihaleyi değerlendirip, önümüzdeki günlerde nihai kararını açıklayacak. Toplam 41 şirketin katılıp 18 teklifin geldiği ihalenin ilk oturumda en yüksek teklif Rönesans Gayrimenkul-SZA Gayrimenkul-Salacak Gayrimenkul Ortaklığı’nca verilmişti.
Çalışmalar ilk aşamada
PROTOKOLE göre, bölgede yapılacak planlama ve dönüşümün koordinasyonu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda olacak. Protokole imza atan kuruluşlar da bu dönüşüm alanında kendilerine verilen görevleri yerine getirecek. İmar planlarının hazırlanmasının ardından hangi kurumun ne görev alacağı belirlenecek.
2 büyük proje alanı
KARADENİZ’in kuzeyinde belirlenen rezerv alanda, 3’üncü havalimanı başta olmak üzere, konut üniteleri, kamusal alanlar, spor merkezleri, teknoloji üssü gibi birimlerin inşa edilmesi planlanıyor. Bakanlar Kurulu kararında yer alan haritaya göre, belirlenen rezerv alanın 9 bin hektarını havaalanı, 25 bin 100 hektarlık alanını proje alanı ve 4 bin 400 hektarlık alanı da diğer proje alanı oluşturuyor.
BU HARİTAYI NASIL OLUŞTURTUK
Önceki gün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, TOKİ ve Emlak Konut arasında imzalan protokolün ekinde eylül ayında Bakanlar Kurulu’nca rezerv alan ilan edilen bölgenin haritası yer aldı. Harita üzerinde proje alanı ibareleri ve yüzölçümü dışında herhangi bir yerleşim yeri ya da net bir koordinat yer almadı. Hürriyet, sadece sınırlardan ibaret olan bu haritayı İstanbul’un uydu görüntüsüne oturtup yeniden yapılanması plananan bölgenin sınırlarını net bir biçimde ortaya çıkardı.

mkara@hurriyet.com.tr
Her türlü hakkı saklıdır.

25 Aralık 2012 Salı

Konutta KDV sürprizi!-Bu Karmaşa Hemen Düzeltilmeli

Konutta KDV sürprizi!




Fiyatta metrekareye bile bakılmayacak
25.12.2012 - 13:43

Fiyatta metrekareye bile bakılmayacak

Bakanlar Kurulu'nun yeni konut alım satımında KDV oranını belirlemesi gerekiyor ancak konu hâlâ çözülebilmiş değil. Şimdi inşaatçılar ve konut satanlar hangi KDV oranını uygulayacağını bilmiyor.

15.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6322 sayılı Kanun’la Bakanlar Kurulu’na “inşaatın yapıldığı arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yeri esas alarak konut teslimleri için farklı vergi oranları tespit etme” yetkisi verildi.

Ancak Bakanlar Kurulu yeni oranı belirlemediği için şu anda konut satanların hangi oranları kullanacağı da belli değil.

ARTIK BÜYÜKLÜK GEÇERLİ DEĞİL

Çünkü Bakanlar Kurulu'nun oranları belirlerken kullanacağı kriterler ve gerekçeler birbiri ile çelişiyor. Bu nedenle hükümet oran belirlemekte zorlanıyor.

Değişiklik yapmaya neden olan en büyük sorun müteahhitlerin 150 metrekareden büyük daireleri ikiye bölüp aynı kişiye iki ayrı evmiş gibi satarak yüzde 1 oranında KDV ödemesi ve 150 metrakenin altında olan lüks konut ile gecekondunun KDV'sinin aynı olmasıydı.

Yeni kanun oran belirlemekte büyüklük kriterini ortadan kaldırdı. Ancak bu kez örneğin İstanbul'un lüks semtlerinden Levent'te iki ayrı cadde üzerinde bulunan biri pahalı villa diğeri ucuz gecekondu arasında nasıl bir ayrım yapılacağı şeklinde sorun yaşanmaya başladı.

Şimdi bu sorunu da ortadan kaldıracak üç ayrı formül üzerinde duruluyor. Bakanlar Kurulu konut satışlarında KDV oranını inşaatın yapıldığı arsanın vergi değerine, konutun vergi değerine göre ve üçüncü olarak konutun bulunduğu yeri esas alarak tespit edebilecek.

İŞTE KONUTTA YENİ KDV ORANLARINI BELİRLEYECEK 3 KRİTER

1- Vergi değeri daha düşük semtlerde bulunan arsalar üzerindeki konutların KDV oranı daha düşük, gelişmiş semtlerde satılan konutların KDV oranı ise metrekaresine bakılmaksızın yüzde 18 olarak belirlenecek.

2- Aynı caddenin arka tarafında bulunan konutların KDV oranı caddeye bakan konutlara göre düşük olacak. Getirilmesi en olası düzenlemelerden birisi ise KDV'nin Emlak Vergisi değeri üzerinden belirlenerek alınacak olması.

3- Bakanlar Kurulu yetkisini kullanırken bugün olduğu gibi konut satışlarında %1 ve %18 KDV oranını kullanacağı gibi konutun Emlak Vergisi değerine veya bulunduğu muhite göre %1, %8 ve %18 gibi kademeli oranları da uygulayabilir.

EMLAK VERGİSİ BAZ OLACAK

Konuyla ilgil bir soruyu vergi.com.tr adlı internet sitesi uzmanı, "Kanun yayınlandığında KDV oranının konutlarda inşaatın yapıldığı arsanın vergi değeri veya konutun vergi değeri üzerinden alınacağı şeklinde yanlış anlaşılmalara sebebiyet verdi.

Oysa Maliye burada KDV'sini konutun veya arsasının vergi değeri üzerinden almayı hedeflemiyor. Sadece farklı vergi oranı belirlerken bu kriterleri esas alma yoluna gidiyor. Dolayısıyla eskiden olduğu gibi KDV konutun Emlak Vergisi’ne esas alınan vergi değeri üzerinden değil piyasa satış fiyatı üzerinden hesaplanacak" diye yanıtladı.(Rahim Ak/Habertürk)

23 Aralık 2012 Pazar

Dönüşümde 3’te 2 oyunu-Oyuna Gelmeyin Dikkat

Dönüşümde 3’te 2 oyunu



Meltem Kara
24 Aralık 2012



Dönüşümde 3’te 2 oyunu

Kentsel dönüşüm, deprem riski altındaki alanların yenilenmesine odaklanırken, rant peşindeki bazı müteahhitler vatandaşı ‘çoğunluk’ oyunuyla kandırmaya çalışıyor. Dönüşüm simsarları, riskli alan ilan edilmemiş ya da risk raporu alınmamış yapılarda üçte iki çoğunluk şartını öne sürüyor. Ancak riski olmayan binalarda üçte iki çoğunluk değil ‘oybirliği’ şartı geçerli oluyor.



EKİM ayında başlayan kentsel dönüşüm, deprem riski altındaki alanların yenilenmesine odaklanırken, rant peşinde koşan ‘dönüşüm simsarları’ yeterli bilgi sahibi olmayan vatandaşı ‘çoğunluk’ oyunuyla kandırıyor. Kentsel dönüşümü hayata geçirecek ‘Afet Yasası’ndaki üçte iki çoğunluk şartını öne süren bazı müteahhitler, riskli alan ilan edilmemiş ya da riskli bina raporu almamış binalarda dönüşüm için diretiyor. Ancak, bu şartları yerine getirmeyen yapılarda üçte iki çoğunluk değil, oybirliği şartı aranıyor. Özellikle Bağdat Caddesi, Caddebostan gibi merkezi ve değerli lokasyonlarda bu yolu seçen müteahhitler, hak sahipleriyle anlaşma yapıp, sözleşmelere de anlaşmalardan vazgeçmek isteyenlerin bir bedel ödemesine ilişkin madde koyduruyor.
RİSKLİ YAPI OLMALI
‘6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’na göre dönüşümün başlayabilmesi için bazı şartlar bulunuyor. Dönüşümün başlayacağı riskli alanlar Bakanlar Kurulu kararıyla ilan ediliyor. Binasının riskini tespit ettirmek isteyenlerin ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen lisanslı kuruluşlara başvurması gerekiyor. Eğer, lisanslı kuruluş binanın riskli olduğuna karar verirse, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüğü’ne bildiriyor. İl Müdürlüğü de durumu tapu müdürlüğüne bildiriyor. Ardından hak sahiplerine tapudan bir yazı gönderiliyor. Eğer herhangi bir itiraz olmazsa, Bakanlık riskli yapı veya site maliklerine yıkım için 60 gün günden az olmamak üzere süre veriyor.
MÜTEAHHİT DAHİL OLAMAZ
Kanuna göre, sürecin bu şekilde işlemesi ve müteahhitlerin bu aşamadan sonra devreye girmesi gerekiyor. Yıkım izni alan hak sahiplerinin, müteahhiti ve tasarımı seçip, üçte iki çoğunlukla anlaşması gerekiyor. Ancak, bir çok müteahhit dönüşüm sürecine ilk aşamada dahil oluyor. Hem riskli yapı tespitini kendisi yaptırıyor hem de riskli yapı raporu alınmadan hak sahipleriyle anlaşma yapmaya başlıyor. Müteahhit anlaşmaları yaptıktan sonra binanın risksiz olduğu tespit edilirse, dönüşüm süreci de tıkanıyor.
OYBİRLİĞİ ŞARTI
Çünkü bina ‘riskli yapı’ olarak belirlenmediyse, Afet Yasası’na göre uygulama yapılmıyor. Eğer yapıda risk tespit edilmiyorsa dönüşüm yapmak isteyen müteahhitlerin, tüm bağımsız bölüm sahipleri ile anlaşması gerekiyor. Başka bir deyişle, oybirliği ile karar alması gerekiyor. Bir daire veya dükkan sahibi karşı çıktığında dönüşüm yapılamıyor. Ancak müteahhitler, vatandaşın yasa hakkında yeterli bilgi sahibi olmamasından yararlanarak, bina riskli değilse bile üçte iki şartını öne sürerek dönüşümde diretiyor.
Dönüşüm nasıl ilerliyor
Riskli yapı tespiti için Bakanlıkça lisanslandırılan kuruluşlara veya şirketlere başvurulur.
Gerekli incelemeler yapıldıktan sonra yapı için risk raporu hazırlanır.
Bu risk raporu, Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüğü’ne gönderilir. Müdürlük de bunu Tapu Müdürlüğü’ne bildirir.
Ardından rapor hak sahiplerine taahhütlü olarak bildirilir ve itiraz varsa 15 gün içinde yapılır.
Rapor onaylanırsa, Bakanlık riskli yapı veya site maliklerine yıkım için 60 gün günden az olmamak üzere süre verir.
Görüşme yapılan müteahhit ile hak sahiplerinin en az üçte iki çoğunluğu arasında protokol imzalanır. Bu protokol de Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüğü’ne sunulur.
Sözleşmeler iptal olmalı
GAYRİMENKUL Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz, Afet Yasası kapsamında riskli yapı tespiti yapılmadan sözleşme imzalyanların hukuki durumu hakkında şunları söyledi: “Gerek yasa gerekse yeni yayınlanan yönetmelikte çok açık bir şekilde belirtildiği üzere riskli yapı tespiti yapılıp kesinleşmeyen, yıkım yapılmayan ve kat maliklerince toplantısı yıkım sonrasında gerçekleştirilmeyen bir taşınmazda yapılacak tüm sözleşmeler hukuki olarak geçerli olmayacaktır kanaatindeyiz. Hukuki olarak tehdit ve zorlama içeren bu sözleşmelere maruz kalan vatandaşlarımızın hem bu sözleşmelerin iptalini isteme hem de cezai olarak bu sözleşmeleri imzalattırma zorlamasında olanlara karş savcılıklara başvurma hakları vardır.”

10 Aralık 2012 Pazartesi

ÇÜRÜK KONUTUNU YIKANA DEVLETTEN 31 BİN LİRA-Haber

ÇÜRÜK KONUTUNU YIKANA DEVLETTEN 31 BİN LİRA



AYSEL ALP/ANKARA
10 Aralık 2012



ÇÜRÜK KONUTUNU YIKANA DEVLETTEN 31 BİN LİRA

Devlet çürük konutunu yıktırana yenisini yapması için 23 bin lira faiz desteği verecek. Ayrıca 8 bin lira tutarındaki KKDF, BSMV, damga vergisi ile belediye ve tapu harçlarını da almayacak. Halen vatandaş bankadan aylık yüzde 0,85 faiz oranıyla konut kredisi kullanırken; riskli evini yıktıran yüzde 0,70 faizle kredi alabilecek. Üstelik bu faizin aylık yüzde 0.33'ünü, yıllık yüzde 4'ünü devlet ödeyecek.



Hürriyet, Kentsel Dönüşüm Yasası çerçevesinde riskli evini yıktıran vatandaşlara sağlanacak 'faiz' desteğinin detaylarını açıklıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kimlerin faizini üstlenecek? Kredilerin sınırı ne olacak? Faiz desteğinden yararlanmak için nereye başvurulacak? Hangi bankalar kredi vermeye yetkilendirilecek?
İşte tüm bu soruların yanıtlarıyla beraber, 10 yıl vadeli kredinin ay ay geri ödeme planı...
YOKSULA DA VERECEK ZENGİNE DE
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 6306 sayılı yasa çerçevesinde riskli evini yıktıran 100 bin kişiye, 400 milyon liralık 'faiz' desteği vermeye hazırlanıyor. Bakanlık sadece deprem, sel, çığ gibi doğal afet riski altındaki konut sahiplerine değil; binası ekonomik ömrünü tamamlayan, çökme ya da yıkılma tehlikesi olan herkese faiz desteği verecek. Bu desteği verirken varlıklı ya da yoksul ayrımı da yapmayacak. Bakanlık yetkilileri, 6306 Sayılı Yasanın yoksula konut edindirme yasası değil, afet riski altındaki alanları dönüştürme yasası olduğuna dikkat çekerek, Anayasa'nın eşitlik ilkesi gereği bu tür alanlarda yaşayan herkesin kredi desteğinden yararlanma hakkına sahip olduğunu belirttiler.
ÖNCE 'YIKILMALI' TESCİLİ
Vatandaş öncelikle lisanslı bir kuruluşa başvurarak, konutunun riskli olup olmadığını inceletip, tescil ettirecek. Lisanslı kuruluş, 'bu bina risklidir ve yıkılmalıdır' derse, raporu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü'ne gönderecek. Rapor burada uygun bulunursa onaylanıp Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne gönderilecek. Onaydan geçen binanın, riskli olduğuna dair hem tapuya şerh düşülecek hem de binadaki tüm konut sahiplerine 'risk' bildirimi yapılacak.
Bu bildirimin ardından o binadaki hak sahiplerinin üçte ikisinin oluruyla binanın yıkımına karar verilebilecek. Yıkımın ardından arsanın satılması ya da yeni bina yapılması kararı alınabilecek. Bu karara uymayan olursa, onların hakkı için açık artırma usulüyle satış yapılacak. Diğer malikler almak istemezse, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı o kişilerin haklarını alacak.
DAİRE BAŞINA 100 BİN LİRA
/_np/2009/14172009.jpgBakanlık 'özel hesaptan' her bir daire için en fazla 100 bin liraya kadar kullanılacak krediye 'faiz' desteği verecek. Ancak örneğin 20 daireli bir apartmanda 7 dairesi olan bir hak sahibi varsa, o kişiye en fazla 500 bin liralık kredisi için 'faiz desteği' verilecek.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 'faiz desteği' için özel bankalar, kamu bankaları ve katılım bankaları ile protokoller imzalayacak. Faiz konusunda şimdiye kadar çok sayıda banka ile görüşme yapıldığı, sürece adaptasyon bakımından İş Bankası ve Halk Bankası'nın öne çıktığı öğrenildi.
BAŞVURU BANKAYA
Binası için 'risklidir' raporu alan hak sahipleri kentsel dönüşüm kredisi almak için bu bankalardan birine başvuracak. Başvuru tek bir bankaya ya da ayrı ayrı farklı bankalara yapılabilecek.
Kredi talebini alan banka, hak sahibinin 'kredi kullanmaya' uygun olup olmadığını araştıracak. Kişiyi kredi vermeye uygun bulursa, risk tespit raporuyla birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bildirecek. Bakanlık da faiz desteğine onay verecek.
YILLIK 4 PUANI DEVLETTEN
Bu kapsamda 31 Aralık 2013 tarihine kadar bankalardan kullandırılacak konut edindirme kredi faizinin yıllık 4 puanını devlet üstlenecek. Bakanlık yetkilileri, konut kredilerinde faiz oranlarının düşme eğiliminde olduğuna dikkat çekerek, "Faiz oranları inse bile devletin katkısı 2013 sonuna kadar 4 puan olarak kalacak. Belki birkaç ay sonra devletin katkısı, vatandaşın katkısını bile geçecek. Bu büyük bir fırsat. Riskli konutunu en erken yıktıran, avantajlı olacak" dediler.
ÜST SINIR 100 BİN LİRA
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın hesaplarına göre, 10 yıl vadeli 100 bin liralık bir kredi için 48 bin lira faiz ödemek gerekecek. İlk yıl devletin faiz katkısı 4 bin lira olurken, 10 yılda bu destek 23 bin liraya ulaşacak. Böylece vatandaş 48 bin liralık faizin sadece 25 bin lirasını ödemiş olacak.
HARÇ DA YOK VERGİ DE
Üstelik faiz desteğinin yanı sıra, afet riski altındaki binaların yıkım ve yapımı sürecinde noter harcı, belediye harcı, tapu harcı gibi harçların yanı sıra Damga Vergisi, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV), Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) gibi vergi ve harçların hiç biri alınmayacak. Bakanlık yetkilileri, bunun konut başına 8 bin liralık destek anlamına geldiğine dikkat çekerek, devletin katkısının faizle birlikte toplamda 31 bin liraya ulaşacağı hesabını yaptılar.
BANKA KREDİ VERMEZSE!
Banka, riskli konut sahibi vatandaşı, kredibl bulmaz ve başvurusunu reddederse ne olacak? Bu durumda devreye Çevre ve Şehircilik Bakanlığı girecek. Bakanlık, bu kişinin gerçekten 'kredi verilemez' olduğunu tespit etmek için bir kamu, bir özel ve bir de katılım bankasından 'kredi verilemez' raporu isteyecek. Bu raporun ardından kişinin ihtiyaç duyduğu krediyi doğrudan Bakanlık verecek. Ancak bu durumda hem yıllık 4 puanlık faiz desteği verilmeyecek hem de kredinin faizi TÜFE düzeyinde olacak. Bakanlık kredi verdiği konuta 1.derece ipotek koyacak.
KİRA YARDIMI DA VAR
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, güçlendirme kredisi, konut yapım kredisi ve işyeri yapım kredisinin yanı sıra ev sahiplerine 1 yıllık kira yardımı; kiracılara ise 'taşınma' yardımı yapıyor. Bu iki yardımdan yararlanmak için ev sahibi veya kiracının Bakanlar Kurulunca 'riskli alan' ilan edilecek bir bölgede ikamet ediyor olması gerekiyor. Örneğin İstanbul'da Sütlüce, Esenler; Diyarbakır'da Sur bölgesi gibi 'riskli alandaki' evini boşaltan ev sahibine bir yıl boyunca aylık 500 lira kira yardımı yapılacak. Böylece riskli alandaki bir ev sahibinin devletten alacağı katkı, faiz desteği, harç ve vergi muafiyetlerine kira yardımının da eklenmesiyle 37 bin liraya çıkacak. Bakanlık, riskli alandaki kiracıya, ev taşıma gideri ile boya-badana maliyeti için bin lira ödeyecek.

6 Aralık 2012 Perşembe

İşte konut balonunun her geçen gün şiştiğinin resmi!-Yorum

İşte konut balonunun her geçen gün şiştiğinin resmi!

05 Aralık 2012 Çarşamba 07:17




Hemen herkes dikkat çekmeye, konut balonunun çok fazla şişmekte olduğunu vurgulamaya çalışıyor. "Aman dikkat, balon fazla şişti, her an patlayabilir" uyarısı yapılıyor. Aslında balon patlamasa da bir yerlerinden kaçak vermiyor da değil. Ama her geçen gün daha fazla şişirildiği için sıkıntının gelecekte daha da büyümesinden endişe ediliyor.
TÜİK'in dün açıkladığı yılın ilk üç çeyreğine ilişkin inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgeleri, bütün Türkiye'de gözlenmekte olan gidişatın resmi verilere dökülmesi açısından önemli bir gösterge.
Merkez Bankası'nın yaptığı ölçümlere göre, konut fiyatları, genel fiyat düzeyinin üstünde, yıllık bazda yüzde 10-11 dolayında bir artış gösteriyor. Bu orana bakarak talebin canlı olduğu ve sektörde bir sıkıntı gözlenmediği söylenemez elbette. Fiyatlar bu düzeyde artıyor olmakla birlikte konutta el değiştirme hızı ne, bu da çok önemli. Özellikle yeni yapılan konutlar satılabiliyor mu, eğer bunlar satılıyorsa ikinci el konutlara olan ilgi geriliyor mu, bunları da irdelemek gerekiyor.
Konut arzında düşüş olduğu halde...
Herkes rahatlıkla gözleyebilecek durumda; dağ taş konut oldu. Hemen her kentte yüksek bloklar yükseliyor. Ama ilginçtir, bu yılın ilk dokuz ayında yapı kullanma izni verilen konut sayısı geçen yılın yüzde 7 altında bulunuyor. Geçen yıl dokuz ayda 391 bin olan yapı kullanma izni verilen konut sayısı bu yıl 364 bine düştü.
Konut arzı gerilemiş olmakla birlikte belli ki talep bu arzı karşılamaktan uzak. Aksi olsa, konut fiyatları fırlar giderdi.
Öyle anlaşılıyor ki, Türkiye geçen yıl tamamlanan konutlarla ortaya çıkan stoku bile eritebilmiş değil. Geçen yıla göre azalmış olmakla birlikte bu yıl da 364 binlik bir konut kullanıma sunulunca anlaşılan stok çok daha büyümüş durumda.
Ruhsatta rekor!
Yapı kullanma izin belgeleri mevcut durumdaki konut arzını ortaya koyuyor. Gelecekteki arzın ne olacağını belirleyen ise inşaat ruhsatları.
İlk üç çeyrekte tam 518 bin daire için inşaat ruhsatı verildi. Geçen yılın aynı dönemindeki 432 bin daireye göre yüzde 20 oranında artış var.
Ruhsata bağlanan bu konutlar ortalama bir buçuk yıl sonra tamamlanacak ve kullanıma hazır hale getirilecek. Yani bu yılın inşaat ruhsatları, geleceğin yapı kullanma izin belgelerine dönüşecek.
Bu yıl yapı kullanma izin belgesi verilen konutlar geçen yılın altında kaldığı halde konut arzında talebe göre bir fazlalık olduğu ortada. Gerçi biraz önce de belirttik; arzı belirleyenin yalnızca bu yıl kullanım izni verilen konutlar olamayacağı, geçen yıl izin verilenlerin bir kısmının da henüz satılamadığı için bu yılın arzını artırdığı gerçeği gözden uzak tutulamaz. Ancak, aynı kayma bu yıl da olacak; bu yıl yapı kullanma izin belgesi verilen konutların bir kısmı gelecek yıla arz yönüyle baskı yapacak.
Buna bir de bu yıl inşaat ruhsatı verilen konutların tamamlanacak olmasıyla ortaya çıkacak arzı ekleyin. Öyle anlaşılıyor ki, gelecek yıllarda konutta bir arz patlaması yaşanması hiç şaşırtıcı olmayacak.
"Yap-sat"tan, "sat-yap"a!
Konut sektöründeki balonun iki yönlü zararı var. İnşaat, domino etkisi çok fazla olan bir sektör. Taşlardan biri devrildiğinde, bir müteahhit iflas ettiğinde borçlu olduğu çok sayıda irili ufaklı işletmeyi de zor durumda bırakır, bu kaçınılmaz.
Sorunun vatandaş boyutuna gelince... Eskiden müteahhitler için "yap-sat"çı benzetmesi kullanılırdı. Aslında bu şekilde çalışılmasının bir zararı da yoktu ki. Müteahhit yapıp satıyordu.
Oysa şimdi durum değişti. Çoğu konut yapılmadan satılıyor; yani "yap-sat", "sat-yap"a dönüştü. Ya satılan yapılmaz veya yapılamazsa ne olacak?
İşte vatandaşın kabusu burada başlıyor. Bu tür durumlar hiç yaşanmıyor da değil üstelik; ufak ufak başladı bile.
Ama böylesi "küçük sorunlar", vatandaşı uyaracak haberler geniş kitlelere nasıl ulaşacak ki... Kim en büyük reklam kaynağını karşısına almak ister ki...

aaktas05122012.jpg



Facebook Twitter Linkedln Blogger Google Tumblr
Arkadaşına GönderSayfayı Yazdır

Yorumlar
  • Ispanya gibi olacak galibaEngin Can05 Aralık 2012 Çarşamba 22:43
    Ispanya da da böyle baslamisti, fiaytlar anormal bir sekilde artti, dag tas konut oldu, simdi yaklasik 800 .ooo konut bos ve ucuza satiliyor

    Tabiki olan vatandasa oluyor, borclananlar banka hacizle geri alaiyor

    Biz de sanki oraya dogru gidiyoruz
  • şişerse şişsinburhan selvan05 Aralık 2012 Çarşamba 17:09
    Konut fiyatlaarı talep düşmesine rağmen çıkıyorsa bu anormal bir durum zaten.Bu talebi de azaltır.Döngü kırılınca fiyatlar tekrar düşer ve talep yeniden artmaya başlar.Bankalar kredi verip işini yapıyor.Döngü kırılırsa türkiye batmaz.Ülkenin birçok sorunuvarken konut fiyatları kimin umrunda...
  • Al Gülüm Ver GülümMetehan Dinler05 Aralık 2012 Çarşamba 16:49
    Bankaların pompacı olduğuna katılmıyorum,hiçbir banka verdiği kredilerin geri ödenmesinde sorun oluştuğunda bu durumdan memnun olacağını düşünmüyorum. kaldıki şartları uygun olan kredi geri ödemesinde sorun olmayacak müşteri bulmak esastır.
  • Hastane önünde incir ağacıKevser Süzer05 Aralık 2012 Çarşamba 16:20
    Bankalar ağaç diksin ama ocağımıza dikmesin bir zahmet. Serbest meslek erbabı olarak kimseye özel bir garezim yok. Ayrıca konut balonunun baş pompacılarından biri de bankalar...
  • Ağaç Dikmek ve RekabetMetehan Dinler05 Aralık 2012 Çarşamba 16:13
    Ağaç diken bankalarla ne alaka anlayamadım Kevser Hanım?rakip banka çalışanı olduğunuz nasılda belli kıskanmayınız sizde yapınız biz sizi ancak takdir ederiz,
  • Toplam 7 yorum eklendi. Tüm yorumları okumak için tıklayın.

Yazarın Diğer Yazıları