11 Eylül 2013 Çarşamba

Önemli Gayrimenkul Emsal ve Kat Yüksekliği Haberi

Yol genişliklerine göre binaların kat sayısı düşürüldü

Erdinç ÇELİKKAN / ANKARA
11 Eylül 2013
18 katın üstüne geçit yok

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanlığı 50 metreden geniş yollarda daha önce 25 kat olan sınır 18’e, 40 metreden geniş yollarda ise 20 kat olan sınır 16 kata düşürüldü. 35 metre ve daha geniş yollarda 18’den 14’e, 30 metreden geniş yollarda 15’ten 12’ye, 25 metreden geniş yollarda ise 12 kattan 10 kata düşürüldü.

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’ın emsal çıkışının ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da yol genişliğine göre “kademeli yüksek kat” ayarına gitti. Yeni düzenlemeyle 50 metreden geniş yollarda daha önce 25 kat olan sınır 18’e, 40 metreden geniş yollarda ise 20 kat olan sınır 16 kata düşürüldü.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nde haziran ayında değişikliğe giden bakanlık, geçtiğimiz pazar günü de söz konusu yönetmelikte yeni düzenlemeler yaptı. Yönetmelikle 50 metre ve üzeri yol üzerinde daha önce bodrum hariç 25 olan en yüksek kat sınırı 18’e düşürüldü. Bu oran 40 metreden geniş yollardaki kat sınırını 20’den 16’ya, 35 metre ve daha geniş yollarda 18’den 14’e, 30 metreden geniş yollarda 15’ten 12’ye, 25 metreden geniş yollarda ise 12 kattan 10 kata düşürüldü. Bakanlık, 7 metreye kadar olan yollarda bodrum hariç iki kat olan sınırla, 7 metreden geniş olan yollardaki 3 kat sınırını ise değiştirmedi. İstanbul’da Vatan ve Millet caddelerinin genişliğinin 50 metre olduğu düşünüldüğünde bu caddelerin 18 mi 16 mı kat kategorisine alınacağına belediyelerce karar verilecek.
2 METREYE BİR KAT HAKKI GELDİ
Yönetmelikle 10 metre ve daha geniş yollarda 3 metreden fazla ön bahçe mesafesi bulunan parsellerde fazladan her 2 metrelik ön bahçe mesafesi için kat adedine bir kat ilave hakkı da verildi. Buna göre kat adetleri binanın kot aldığı noktaya göre hesaplanacak. Ancak artan kat yüksekliğinden faydalanılmak suretiyle binanın hiçbir cephesinde bodrum katlar hariç kat sayısı artırılamayacak. Düzenlemeyle su taşkın riski bulunan parsellerde, iskan edilen katın taban kotuyla bina, otopark gibi giriş kotları, su seviyesine göre hesaplanan dere kret kotu seviyesinin en az 1.5 metre üzerinde olacak. Bodrum kat yapılmak istenmesi halinde hiçbir şekilde bu seviyenin altında otopark giriş çıkışı, kapı ve pencere gibi herhangi bir boşluk bırakılamayacak. Taşkın riski taşıyan alanlarda kalan binalarda düzenlenecek kapıcı dairelerinin kapı ve pencere boşluklarının alt seviyesi hesaplanan dere kret kotunun en az 1.5 metre üzerinde olabilecek. Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Bülent Ercan yeni düzenlemeyle ilgili şu bilgileri verdi :
KATI BELİRTİLMEMİŞ YERİ ETKİLER
“Bir alanda imar planı var ama kat adedi yok. Bu yönetmelik ‘kat adedi imar planında yoksa önündeki yolun genişliğine göre kat adetlerinden farklı bina yapamazsın’ diyor. Büyük şehirlerdeki kat adeti verilmemiş yerleri etkiler ama yaptığımız çalışma bunun sınırlı olduğunu gösteriyor. Düzenlemede bu yuvarlamayı aşağı doğru yaptık. Normalinde bir üste yuvarlanırdı. Otel veya pansiyon gibi alanları stüdyo daire gibi gösterme devri bitti.”
Stüdyo tipi olarak bilinen dairelerin otel odası gibi kullanıldığı yönünde yoğun şikayet aldıklarını kaydeden Ercan, “Konut alanları mahremiyet alanları, buralar kamu kullanımına açık olmayan alanlardır. Otel veya pansiyon olmanın kuralları var. Böyle yerlerde vergi ödeme zorunluluğu var ama giren çıkan belli değil. Ama bu daireler ticari kullanılıyor. Konutu konut gibi yaşamanının önünü açtık” dedi.
METREKARE ŞİŞİRİLİYORDU
Ortak alanların binanın brüt alanı olarak gösterildiğine de değinen Bülent Ercan, “Bu yöntemle merekareler şişiriliyor, kullanıcıyı kandırıyorlardı. İmar Kanunu’nda yapılacak değişiklikle metrekare şişirme oyunu bitecek. Satıcının abarttığı rakam neyse onun üzerinden idari para cezaları kesilecek. Meslekten men etmeye kadar gidecek” diye konuştu.
Anormal yoğunluk var
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da şehirlerde 30 katlı binaların yanında 4 katlı güdük binaların olduğunu belirterek, “Belli bölgelerde yoğunluk arttırılabilir ama her tarafta bu böyle olmalalıdır” diye konuştu. Yaşar, imar planı olmayan bölgelerde bundan sonra yapılacak düzenlemeyle yoğunlaşmanın azalacağını belirterek, “Bölgelere haddinden fazla yoğunluk vermek şehre kötülük etmektir” dedi. 
Silüet korunur yoğunluk törpülenir
İNŞAAT Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Başkanı Tahir Tellioğlu, düzenlemeyle imar yoğunluğunun törpüleneceğini söyledi. Tellioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınırlama getirilmesi olumlu oldu. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerde çok yoğunluklu bölgelerin oluşmasını önlemiş olur. Bu kentsel dönüşüm sürecine de katkı yapar. Bugüne kadar bazı müteahhitler koparabildiği kadar emsal koparmaya çalışıyordu. Bunu yapıyorsun ama o yoğunluğu nereye taşıyacaksın? İstanbul gibi tarihi silüeti olan şehirlerde yüksek katlı binalar görünümü gölgeliyor. Füze gibi binalar çıkarılıyor. Aşırı yüksek binalar yoğunluğu arttırdığı için altyapıya da darbe vuruyor. Altyapı sorununu da artık çözmüş oldu. Sektörü olumlu etkiler.”

7 Eylül 2013 Cumartesi

Kadıköylüler emsal müjdesini bekliyor- Gayrimenkul Haber

Kadıköylüler emsal müjdesini bekliyor

Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, “Büyükşehir Belediyesi 10 yıldır emsal artırmadı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurduk. Onaylanırsa Kadıköy hızla dönüşecek” dedi


Kadıköylüler emsal müjdesini bekliyor
Başkanla Başbaşa - Fehim Genç
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Kadıköy’de halen 2.07 olan inşaat emsalinin 2.50’ye çıkarılmasıyla büyük bir kentsel dönüşüm hareketinin başlayacağını belirterek, “Siyasi nedenlerle Büyükşehir Belediyesi 10 yıldır Kadıköy’de emsal artışını yapmadı. Dosyamızı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdik. Onaylanırsa, başta 15 bin riskli bina olmak üzere Kadıköy’de kentsel dönüşüm hızla başlayacak” diye konuştu.
“1999 yılında Türkiye bilime inanmadığı için 20 bin insanını gömdü” diyen Öztürk, şunları söyledi:
“Depreme hazırlık anlamında hâlâ ciddi bir çalışma yok. Tek ciddi çalışma Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çıkardığı son yasadır. Apartmanda karar almak için üçte iki çoğunluğun yeterli olması ve test sonucunda yıkılma kararı verilen binaların yıkılması. Ama Kadıköy’de binayı yıktıktan sonra yerine yenisini yapma şansınız yok. İmar durumu, aynı binayı yapmaya yeterli değil. Çünkü evvelce yeşil alan, yol gibi imar haklarını kullandırmışlar. 20 daireyi yıksanız yerine 16 daire yapılabilir. Bu durumda yenileme şansınız yok çünkü 4 daire eksik. Müteahhite vereceğiniz pay yok. O zaman dönüşüm olmuyor.”

‘Bakanlık inceliyor’
Kadıköy’de halen 2.07 olan inşaat hakkının 2.50 emsale yükselmesini talep ettiklerini belirten Öztürk, şöyle konuştu:
“Oysa şehrin başka yerlerinde olduğu gibi Kadıköy’de de parsel bazında 6-7 emsal verdiler. Kadıköy olarak büyük haksızlıklara uğruyoruz. Deprem olması halinde 15 bin binamız risk taşıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı dosyamızı inceliyor. Eğer bakanlık bir artış verirse Kadıköy’de binaların yıkımı ve yenilenmesi işlemi hızla başlayacak.”

‘Bonus da olabilir’
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çıkartacağı planın önemli olduğunu vurgulayan Öztürk, şu bilgileri verdi:
“Bakanlık 3-5 bloğun birleştirilmesi halinde bonus veriyor. O zaman insanlar parsel birleştirme yoluna giderler. Tamamen çıkacak imara bağlı. Düşük imar da çıkabilir. 2.50 yerine 2.40 çıkabilir. Ama, ‘10 bin metrekareyi bulduğunuzda 3 emsal vereceğim’ diyebilir. ‘Otopark yaparsanız artı 0.2 daha vereceğim’ diyebilir. Bunu alıp birisinin cebine koymaktansa kent adına bunu kullanmanın çok daha doğru olduğuna inanıyorum.”
Kentsel dönüşüm çalışmalarının başlamasıyla meydana gelebilecek sıkıntılar için şimdiden önlem aldıklarını kaydeden Öztürk, “İnşaat nedeniyle gürültü olacaktır, sokak ve kaldırımlar tahrip olacaktır. Bunun için bir genelge hazırladık. Pazar günleri çalışma yasağı getiriyoruz. Çevre ve gürültü ile ilgili önlemler alacağız” dedi.

‘Ağaçlar sökülmeyecek’
Binaların altına otopark yapıldığında ağaçların söküldüğünü belirten Öztürk, şunları söyledi:
“Bu konuyla ilgili bir karar çıkartacağız. Otopark yapmak iyi ama bu sefer de yeşil azalıyor. Çünkü parselin tümü kazıldığında ağaçlar sökülüyor. Otoparkın üstünde ağaç yetişmiyor. Bu nedenle otopark hafriyatının, parsel kenarlarından 1.5 metre çekilerek yapılması yönünde karar alacağız” dedi.

‘Biz de size karşı boş değiliz’
Kadıköy Belediyesi’nin kurduğu ‘sosyal medya merkezi’ twitter’da yazdığı mesajlarla ilgi odağı oldu. Mesajlardan birkaçı şöyle:-  Bizi siz yarattınız :)
-  Başka şubemiz yoktur :)
-  Sevgimiz karşılıklı :)
-  Tercihimiz filtre kahve.
-  Biz de size karşı boş değiliz :)
-  Arayı soğutmayalım :)
-  Bizde zor bulunur ama belediyenin karşısındaki bakkala sorabilirsiniz :)
-  Masrafı kurtarmaz gibi. Başkana sormak lazım.


Göztepe Parkı’na cami projesi askıya çıkmadı
Göztepe Parkı’na cami projesinin askıya çıkmadığını belirten Selami Öztürk, şu bilgileri verdi:“Parka cami yapılmasını öngören plan, Belediye Meclisi’nden geçmiş olmasına rağmen askıya çıkarılmadı. Bu proje yargıya taşınmış, mahkeme projeyi iptal etmiş, mahkeme kararı da Danıştay’dan dönmüştü. Şimdi bekliyor. Toplumun bu kadar gerildiği bir ortamda, yeşile ve çevreye sahip çıktığı bir ortamda, bu anlayışı çok fazla kırmamak lazım.”
İbadethane ya da dini tesis gerekiyorsa başka bir alanda, konut alanında ya da inşaat olan bir alanda, gerekirse istimlak yoluyla yapmak gerektiğini kaydeden Öztürk, şunları söyledi:
“Yeşil alanlara ibadethane, dini tesis, okul, belediye binası ya da başka şey yapılmamalı. Çünkü şehirde oksijen alınabilecek çok az yer var.”
Öztürk, Kurbağlıdere’de ıslah çalışmalarının Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürüldüğünü kaydederek, “Dere üzerindeki 7 köprü yıkılarak yenileri yapılacak. Dere yatağının genişletilmesi gerekiyor. Çalışmalar biraz ağır gidiyor” diye konuştu.


‘Moda’da kapı önünde değil, sahilde içsinler’
Moda’da içki içilmesinin semt sakinlerini rahatsız ettiğini belirten Öztürk, şöyle konuştu:
“Vatandaşın kapısının önünde içki içilmesi bir özgürlük değil. Konut dokunulmazlığını ihlal eden bir durum. Yurttaş kendi evine girerken, ‘Yol açar mısınız’ diye izin istiyor. Bu kimsenin savunabileceği bir ortam değil.”

‘Mantıklar farklı’
Moda’daki büfelerle ilgili daha önce bir karar aldıklarını belirten Öztürk, şöyle devam etti:
“Şimdi de yeni bir yasal düzenleme yapıldı. İçki yasakları gündemde. Bizim öyle bir mantığımız yok. Hatta, ‘Gelin içkinizi sahilde için. Yeter ki şişenizi denize atmayın. Kırılırsa kırılsın, biz temizleriz’ dedik. Bunu Caddebostan’da yapıyoruz. Gençler sahilde gece bire, ikiye kadar oturup içkisini içiyor, biz sabah beşte temizliyoruz.”

‘Kadıköy’ün iki temel sorunu ulaşım ve imar’
Kadıköy’ün iki temel sorununun birinin imar, ötekinin de ulaşım olduğunu kaydeden Öztürk, şunları söyledi:
“Kadıköy yakasına gelen metro Kadıköy’e hizmet etmiyor. Metro yapılırken yolcu sayımı yapılır, ana omurga oraya oturtulur. Kadıköy CHP’li diye metroyu o zaman AKP’li olan Kartal, Maltepe‘ye döndürdüler. Orada metro olduğunun kimse farkında değil. Kadıköy’deyse minibüsle taşımacılık yapılıyor.”
‘Otopark sorunu var’
Otopark sorununu çözmek için Moda’da Vakıflar’a ait yeşil alanı talep ettiklerini belirten Öztürk, “Olursa altına üç katlı, 300 araçlık otopark yapacağız. Moda çocuk parkı ile tenis kortlarının altına da yapılabilir. Büyükşehir Mühürdar’dan yeraltına inip komple 1000 araçlık otopark yapabilir. Kadıköy, Büyükşehir’den alacaklı” dedi.

3 Eylül 2013 Salı

Balat'taki kamulaştırma 'acele iptal'- Önemli Kamulaştırma Haberi

Balat'taki kamulaştırma 'acele iptal'


Mahkeme, Fener-Balat-Ayvansaray'da belediyenin yaptığı 'acele kamulaştırma'yı iptal etti. Kamulaştırma izni bakanlar kurulundan çıkmıştı.
Balat'taki kamulaştırma 'acele iptal'
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile belediyeler tarafından kentsel dönüşüm yapılan semtlerde anlaşmazlık halinde uygulanan ‘acele kamulaştırma’ya fren geldi. Sulukule, Tarlabaşı, Süleymaniye gibi ‘5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Varlıkların Yenilenmesi Yasası’ kapsamındaki pek çok projede, anlaşmaya yanaşmayan vatandaşların mülklerine acele kamulaştırma yapılmıştı. Fatih Belediyesi Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Alanı’nda da benzer yöntemle birçok mülke ‘acele kamulaştırma’ uyguladı. Bunlardan biri de Balat’taki Plato Meslek Yüksek Okulu’na ait binaydı. Okul, Danıştay 6. Dairesi’nde dava açtı. Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verirken, acele kamulaştırmaya izin veren bakanlar kurulu kararı için de‘ “Hukuka uyarlılık yok” tespiti yaptı. Acele kamulaştırmayla ilgili ilk defa bakanlar kurulu kararı iptal edilmiş oldu.

Gerekçe: Yurt savunması

Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Alanı Avan Projesi 9 Aralık 2009’da Fatih Belediye Meclisi’nde onaylanmıştı. İstanbul Yenileme Alanları Koruma Kurulu tarafından da onaylanan proje için Mimarlar Odası, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde dava açmıştı. Mahkeme 7 Mayıs 2012’de ‘mahalle kültürünü yok ettiği, tarihsel dokuya zarar verdiği, kamu yararı olmadığı, şehircilik ilkelerine aykırı olduğu’ gerekçeleriyle projeleri iptal etmişti.
Bunun üzerine Fatih Belediyesi, bir yandan yeni projeyi meclisten geçirirken diğer yandan da kentsel dönüşüm için bakanlar kurulundan acele kamulaştırma izni istedi. Bakanlar kurulu, 10 Eylül 2012 tarihinde, Kamulaştırma Kanunu’nun ‘yurt savunması veya olağanüstü durumlarda’ uygulanan 27. maddesini gerekçe göstererek acele kamulaştırma kararı aldı. Böylece Fener-Balat-Ayvansaray projesi içinde yer alan Molla Aşkı, Balat Karabaş, Atik Mustafa Paşa, Tahta Minare mahallelerinde vatandaşların mülklerine el konulmaya başlandı. El konulmak istenen binalardan biri de özel bir okuldu. İçinde öğrencilerin bulunduğu bina için Fatih Belediyesi acele kamulaştırma çıkarttı. Bunun üzerine Plato Meslek Yüksek Okulu yönetimi, bakanlar kurulunun acele kamulaştırma kararına itiraz ederek Danıştay 6. Dairesi’nde yürütmeyi durdurma davası açtı. Fatih Belediyesi ve Başbakanlık benzer savunmalar yaparak, okulun yenileme alanında kaldığını, kamu yararı gözetildiğini ve yenileme projesinin hızlı bir şekilde sonuçlandırılması amacıyla kararın alındığını ileri sürdü.

Savunmalar yetersiz

Ancak mahkeme savunmaları yeterli bulmadı. Mahkeme, acele kamulaştırma yönteminin olağanüstü kamulaştırma usulü olarak öngörüldüğünü, istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntem olduğunu vurguladı. Acele kamulaştırma nedenlerini inceleyen mahkeme. kararının gerekçesinde şöyle dedi:
“Bölgedeki bütün taşınmazların parsel bazında bir inceleme yapılmadan acele kamulaştırmasına karar verildiği, acele kamulaştırma gerektirecek şartların olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme ve tespit yapılmadığı, yenileme alanı ilan edilmesi ve proje uygulanacak olması gerekçe gösterilerek acele kamulaştırma kararı alındığı anlaşılmaktadır. İlgili idarece öncelikle taşınmaz malikleri ile anlaşma yoluna gidilmesi, anlaşmanın gerçekleşmemesi halinde de yine ilk önce olağan kamulaştırma yolunun tercih edilmesi, ancak 2942 sayılı yasanın 27. maddesinde yer alan acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılarak sebepleri de belirtilmek suretiyle bakanlar kuruluna başvuruda bulunulması gerekmektedir.”
MAHKEME: HUKUKA UYARLILIK YOK

Mahkemenin iptal kararı: “Alanın yenileme alanı olarak belirlenmesinin tek başına acele kamulaştırma yapılmasına gerekçe teşkil etmeyeceği, acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilmesi için gerekli olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulmadığı sonucuna varılmıştır. Taşınmazların acele kamulaştırılmasını gerektirecek acelelik halinin bulunmaması karşısında, dava konusu taşınmazların acele kamulaştırılması yolunda tesis edilen bakanlar kurulu kararında hukuka uyarlılık bulunmamıştır.”
İPTAL EDİLEN İLK BAKANLAR KURULU KARARI

Davayı açan Avukat Taha Ayhan kararı şöyle yorumladı:
“Her gün bir acele kamulaştırma kararı çıkıyor. Yenileme alanlarında acele kamulaştırma yöntemi ile uyuşmazlık gösteren mülk sahipleri zor durumda kalıyor. Biz de bu yöntemle mağdur edildik. Dava açarak hakkımızı geri aldık. Ülkemizde acele kamulaştırma konusunda ilk defa bir bakanlar kurulu kararı iptal edilmiş oldu.”

Bayraktar, artık her önüne gelenin müteahhit olamayacağını söyledi-Çok Önemli Sektörel Haber

Bayraktar, artık her önüne gelenin müteahhit olamayacağını söyledi

Erdinç ÇELİKKAN / ANKARA
3 Eylül 2013
Abara dubara devri bitiyor

Bakan Bayraktar, Hürriyet’i ziyaretinde “Millet benden gıcık kapıyor, ama artık yapılarda denetimler daha sıkılaşacak” diyerek müteahhitleri uyardı. Bayraktar, “200 bin müteahhidimiz olması normal değil. Artık abara dubara müteahhit devrini bitiriyoruz” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, inşaat sektörünün Türkiye’nin büyümesinde lokomotif olmaya devam edeceğini belirterek “200 bin müteahhidimiz olması normal değil. Artık abara dubara müteahhit devrini bitiriyoruz” dedi. Hürriyet’i ziyaretinde “Millet benden gıcık kapıyor, ama artık yapılarda denetimler daha sıkılaşacak” diyen Bayraktar, şu mesajları verdi:
AMELELİK BİLE YAPTIM
“Biz disiplinleri ortaya koyup ortamı oluşturuyoruz. ‘Bir yere bir şey yap çevreyi gözardı et’ demiyoruz. Böyle bir yafta oluşturmak istiyorlar. Çevre çok popüler ve frapan bir iş. Şehirciliğin çevrenin önüne geçtiğini söylüyorlar. Ben mazimden kopamam, ben inşaatçıyım, yıllarca müteahhitlik yaptım. Ustalık yaptım, sıvacılık yaptım, amelelik yaptım. Tabii o müteahhitlik bana yapıştı. Aslında çevreciliği oluşturan kanat inşaat mühendisleridir. İnşaat mühendisi olarak çevreci yanımız görmezden geliniyor.”
OYUN KURUCU OLACAKSIN
Türkiye’de 200 bin müteahhit olmasının problem olduğunu kaydeden Bayraktar, “Madem öyle, bu sıkıntıyı kazanca çevirelim, kaliteli müteahhit çıkaralım. Artık abara dubara müteahhitlik kesimi tasfiye oluyor, bunu sona erdirmeye gayret ediyoruz. Daha önce ‘Devletten iş al nasıl olsa süre uzatımı, fiyat farkı alırsın, olmadı mahkemeye gidersin’ diyorlardı. Bunu büyük ölçüde kırdık” dedi. Artık teknik müşavirliğin gelişeceğini kaydeden Bayraktar şöyle devam etti: “Yurtdışında iş alıyorsan asıl oyun kurucu olacaksın, taşeron olmayacaksın. Teknik müşavirlikte baştan sona işi yürüteceksin. O zaman yapı malzemeleri de Türkiye’den gidecek. Biz bu kulvarda öne geçtikçe Türkiye kalkınacak, inşaat sektörü lokomotif olmaya devam edecek. Dünyadaki büyük krizlerden her ülke inşaat sektörüyle çıktı.”


Sit diye bir şey yapmayalım mı?

ANKARA Büyükşehir Belediyesi’nin ODTÜ’den geçireceği yolla ilgili tartışmalara da değinen Bayraktar, “Sit diye bir şey yapmayalım mı? ODTÜ, Büyükşehir Belediyesi ve bakanlık olarak oturup konuştuk anlaştık. Ağaç olan yerden tünel yapacağız. Evet, sit alanı. Sit olunca hiç bir şey yapmayacak mıyız? Bu yol bir güzergahtır. Yolun güzergahını değiştirmek çok zordur. Hastaneyi, camiyi, okulu başka yere yapabilirsiniz. Ama yolu yüz sene, bin sene her bakımdan kullanacaksınız.” dedi.
Millet gıcık kapıyor ama...
ÇED raporunda “Ben onayı aldım sen sağ ben selamet” devrinin kapanacağını söyleyen Çevre Bakanı Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: “ÇED raporu almak bir yerde yatırım yapılırken oranın doğaya etkilerinin bir bir anilizini yapmaktır. 200 değişik başlık var. Fabrika işletmeye alındıktan sonra neler yapılacak, onun göstergesidir. ‘Uğraştım ÇED raporunu aldım sonra sen sağ ben selamet’ diyorlar. Türkiye’de ruhsat vermekte biz 146’ncıyız zorluk ve bürokrasi bakımından. Ruhsat alıyorsun sonra hak getire denetim menetim yok. Ben şimdi onun mücadelesini veriyorum ama millet benden gıcık kapıyor. ‘Bu denetim yapmasın ruhsat versin karışmasın’ diyor. Asıl ruhsatı verdikten sonra denetim olması lazım. Bir anlamda koruyucu hekimliktir.”
Büyük yıkım 2 aya kadar başlayacak
Başta Ege ve Akdeniz olmak üzere kıyıları usulsüz kullanan yapılara karşı büyük yıkım operasyonunun iki aya kadar başlayacağını açıkladı. Bayraktar, “Yıkılacaklar içinde büyük oteller de var. Ajitasyon yapmak isteyenler olacak, belki aleyhimde başka işler çıkaracaklar. Bana çok fena vuracaklar, ama bunun başka yolu yok” dedi. Bayraktar şunları söyledi: “Sahillerde ilgili belediyelerde yüz göz olma ve imkan sıkıntısı var. Ufak belediyelerin yeterli ekibi de yok. Sahiller için çok yetkili kurum var. Kıyı kenar çizgisi yönünden yetki bizde. Dalganın vurduğu suyla kıyı kenar çizgisi arasında bir şey yapılmaz. 1992’den beri yasa birtakım evrimler geçirdi. 1992’den sonra belediyelerin verdiği ruhsatlar var. Bunların bir kısmı müktesep haktır, bir kısmı usulüne göre yapılmıştır. 1992’den önce yapılanlar müktesep (kazanılmış) hak, imarsız da olsa yıkılmayacak. Adamın ruhsatlı iskanlı yeriyse ya kamulaştıracaksınız ya bırakacaksınız. Öyle paldır küldür yıkamazsınız. Kıyılardaki yapıların hatırı sayılır bölümü ya ruhsatsız ya iskansız ya iskana aykırı ya da hepten kaçak. Bizim esas işimiz onlarla. Ortalığı karıştırmamak, kırıp dökmemek, turizmi ve yatırımcıyı tedirgin etmemek lazım. İyi niyetimizden fırsatçılık yapanlara da göz açtırmayacağız. Küçük yıkımlar başladı.” seslerinin çıkmadığını bakmayın.

Yağ yakandan, numara çekenden bıktık artık
Bakan Bayraktar, kompliman ve manipülasyon yaparak birbirine numara çekenlerin ve yağ yakanların olduğunu dile getirerek, “Yer tutacağım diye yağ yakmak olmaz, bundan bıktık artık” dedi. “Rant olmadan özel sektör gelip çalışır mı?” diyen Bayraktar, “Vatandaşın evi sakat, salaş. Evi yıkılacak, deprem olacak ‘Allah’ın işi bana ne’ diyor. ‘Kaçak evimi verip üç daire nasıl koparırım devletten’ niyetinde. Bu iş böyle yürümez ki. ‘Emsali artır diyor, altyapı yok, ulaşım yok, tabiat kirleniyor. Buna izin vermeyiz” diye konuştu.

2 Eylül 2013 Pazartesi

5 ildeki bazı alanlar riskli alan ilan edildi- Gayrimenkul Haber

5 ildeki bazı alanlar riskli alan ilan edildi

2 Eylül 2013
HABERLER EKONOMİ
Bakanlar Kurulu, Amasya Merkez, Çorum Osmancık, Gaziantep Şahinbey, Tokat Merkez ve Adana'nın Yüreğir ilçelerinde bulunan bazı alanları "riskli alan" olarak ilan etti.
Bakanlar Kurulu ayrıca Karaman'ın Merkez ilçesi Hisar, İmaret ve Tahsin Ünal Mahalleleri sınırları içinde bulunan alanların kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesini kararlaştırdı.
Riskli alan ilanı ve kentsel dönüşüm proje alanı ilanlarıyla ilgili Bakanlar Kurulu kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın talebi üzerine Bakanlar Kurulu, Amasya'nın, Merkez İlçesi Kirazlıdere Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 4.2 ha alan ile Çorum'un Osmancık İlçesi'nde bulunan, Gaziantep'in Şahinbey İlçesi sınırları içerisinde yer alan, Tokat'ın Merkez İlçesi Kaledibi Mevkii'nde bulunan, Adana'nın Yüreğir İlçesi Köprülü Mahallesi sınırları içinde bulunan alanları "riskli alan" olarak ilan etti.
Bakanlar Kurulu, Karaman'ın Merkez İlçe, Hisar, İmaret ve Tahsin Ünal Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan alanların kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesini kararlaştırdı.(ANKA)