11 Eylül 2013 Çarşamba

Önemli Gayrimenkul Emsal ve Kat Yüksekliği Haberi

Yol genişliklerine göre binaların kat sayısı düşürüldü

Erdinç ÇELİKKAN / ANKARA
11 Eylül 2013
18 katın üstüne geçit yok

ÇEVRE ve Şehircilik Bakanlığı 50 metreden geniş yollarda daha önce 25 kat olan sınır 18’e, 40 metreden geniş yollarda ise 20 kat olan sınır 16 kata düşürüldü. 35 metre ve daha geniş yollarda 18’den 14’e, 30 metreden geniş yollarda 15’ten 12’ye, 25 metreden geniş yollarda ise 12 kattan 10 kata düşürüldü.

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’ın emsal çıkışının ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da yol genişliğine göre “kademeli yüksek kat” ayarına gitti. Yeni düzenlemeyle 50 metreden geniş yollarda daha önce 25 kat olan sınır 18’e, 40 metreden geniş yollarda ise 20 kat olan sınır 16 kata düşürüldü.
Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nde haziran ayında değişikliğe giden bakanlık, geçtiğimiz pazar günü de söz konusu yönetmelikte yeni düzenlemeler yaptı. Yönetmelikle 50 metre ve üzeri yol üzerinde daha önce bodrum hariç 25 olan en yüksek kat sınırı 18’e düşürüldü. Bu oran 40 metreden geniş yollardaki kat sınırını 20’den 16’ya, 35 metre ve daha geniş yollarda 18’den 14’e, 30 metreden geniş yollarda 15’ten 12’ye, 25 metreden geniş yollarda ise 12 kattan 10 kata düşürüldü. Bakanlık, 7 metreye kadar olan yollarda bodrum hariç iki kat olan sınırla, 7 metreden geniş olan yollardaki 3 kat sınırını ise değiştirmedi. İstanbul’da Vatan ve Millet caddelerinin genişliğinin 50 metre olduğu düşünüldüğünde bu caddelerin 18 mi 16 mı kat kategorisine alınacağına belediyelerce karar verilecek.
2 METREYE BİR KAT HAKKI GELDİ
Yönetmelikle 10 metre ve daha geniş yollarda 3 metreden fazla ön bahçe mesafesi bulunan parsellerde fazladan her 2 metrelik ön bahçe mesafesi için kat adedine bir kat ilave hakkı da verildi. Buna göre kat adetleri binanın kot aldığı noktaya göre hesaplanacak. Ancak artan kat yüksekliğinden faydalanılmak suretiyle binanın hiçbir cephesinde bodrum katlar hariç kat sayısı artırılamayacak. Düzenlemeyle su taşkın riski bulunan parsellerde, iskan edilen katın taban kotuyla bina, otopark gibi giriş kotları, su seviyesine göre hesaplanan dere kret kotu seviyesinin en az 1.5 metre üzerinde olacak. Bodrum kat yapılmak istenmesi halinde hiçbir şekilde bu seviyenin altında otopark giriş çıkışı, kapı ve pencere gibi herhangi bir boşluk bırakılamayacak. Taşkın riski taşıyan alanlarda kalan binalarda düzenlenecek kapıcı dairelerinin kapı ve pencere boşluklarının alt seviyesi hesaplanan dere kret kotunun en az 1.5 metre üzerinde olabilecek. Mesleki Hizmetler Genel Müdürü Bülent Ercan yeni düzenlemeyle ilgili şu bilgileri verdi :
KATI BELİRTİLMEMİŞ YERİ ETKİLER
“Bir alanda imar planı var ama kat adedi yok. Bu yönetmelik ‘kat adedi imar planında yoksa önündeki yolun genişliğine göre kat adetlerinden farklı bina yapamazsın’ diyor. Büyük şehirlerdeki kat adeti verilmemiş yerleri etkiler ama yaptığımız çalışma bunun sınırlı olduğunu gösteriyor. Düzenlemede bu yuvarlamayı aşağı doğru yaptık. Normalinde bir üste yuvarlanırdı. Otel veya pansiyon gibi alanları stüdyo daire gibi gösterme devri bitti.”
Stüdyo tipi olarak bilinen dairelerin otel odası gibi kullanıldığı yönünde yoğun şikayet aldıklarını kaydeden Ercan, “Konut alanları mahremiyet alanları, buralar kamu kullanımına açık olmayan alanlardır. Otel veya pansiyon olmanın kuralları var. Böyle yerlerde vergi ödeme zorunluluğu var ama giren çıkan belli değil. Ama bu daireler ticari kullanılıyor. Konutu konut gibi yaşamanının önünü açtık” dedi.
METREKARE ŞİŞİRİLİYORDU
Ortak alanların binanın brüt alanı olarak gösterildiğine de değinen Bülent Ercan, “Bu yöntemle merekareler şişiriliyor, kullanıcıyı kandırıyorlardı. İmar Kanunu’nda yapılacak değişiklikle metrekare şişirme oyunu bitecek. Satıcının abarttığı rakam neyse onun üzerinden idari para cezaları kesilecek. Meslekten men etmeye kadar gidecek” diye konuştu.
Anormal yoğunluk var
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da şehirlerde 30 katlı binaların yanında 4 katlı güdük binaların olduğunu belirterek, “Belli bölgelerde yoğunluk arttırılabilir ama her tarafta bu böyle olmalalıdır” diye konuştu. Yaşar, imar planı olmayan bölgelerde bundan sonra yapılacak düzenlemeyle yoğunlaşmanın azalacağını belirterek, “Bölgelere haddinden fazla yoğunluk vermek şehre kötülük etmektir” dedi. 
Silüet korunur yoğunluk törpülenir
İNŞAAT Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Başkanı Tahir Tellioğlu, düzenlemeyle imar yoğunluğunun törpüleneceğini söyledi. Tellioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınırlama getirilmesi olumlu oldu. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük kentlerde çok yoğunluklu bölgelerin oluşmasını önlemiş olur. Bu kentsel dönüşüm sürecine de katkı yapar. Bugüne kadar bazı müteahhitler koparabildiği kadar emsal koparmaya çalışıyordu. Bunu yapıyorsun ama o yoğunluğu nereye taşıyacaksın? İstanbul gibi tarihi silüeti olan şehirlerde yüksek katlı binalar görünümü gölgeliyor. Füze gibi binalar çıkarılıyor. Aşırı yüksek binalar yoğunluğu arttırdığı için altyapıya da darbe vuruyor. Altyapı sorununu da artık çözmüş oldu. Sektörü olumlu etkiler.”

7 Eylül 2013 Cumartesi

Kadıköylüler emsal müjdesini bekliyor- Gayrimenkul Haber

Kadıköylüler emsal müjdesini bekliyor

Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, “Büyükşehir Belediyesi 10 yıldır emsal artırmadı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na başvurduk. Onaylanırsa Kadıköy hızla dönüşecek” dedi


Kadıköylüler emsal müjdesini bekliyor
Başkanla Başbaşa - Fehim Genç
Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, Kadıköy’de halen 2.07 olan inşaat emsalinin 2.50’ye çıkarılmasıyla büyük bir kentsel dönüşüm hareketinin başlayacağını belirterek, “Siyasi nedenlerle Büyükşehir Belediyesi 10 yıldır Kadıköy’de emsal artışını yapmadı. Dosyamızı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdik. Onaylanırsa, başta 15 bin riskli bina olmak üzere Kadıköy’de kentsel dönüşüm hızla başlayacak” diye konuştu.
“1999 yılında Türkiye bilime inanmadığı için 20 bin insanını gömdü” diyen Öztürk, şunları söyledi:
“Depreme hazırlık anlamında hâlâ ciddi bir çalışma yok. Tek ciddi çalışma Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çıkardığı son yasadır. Apartmanda karar almak için üçte iki çoğunluğun yeterli olması ve test sonucunda yıkılma kararı verilen binaların yıkılması. Ama Kadıköy’de binayı yıktıktan sonra yerine yenisini yapma şansınız yok. İmar durumu, aynı binayı yapmaya yeterli değil. Çünkü evvelce yeşil alan, yol gibi imar haklarını kullandırmışlar. 20 daireyi yıksanız yerine 16 daire yapılabilir. Bu durumda yenileme şansınız yok çünkü 4 daire eksik. Müteahhite vereceğiniz pay yok. O zaman dönüşüm olmuyor.”

‘Bakanlık inceliyor’
Kadıköy’de halen 2.07 olan inşaat hakkının 2.50 emsale yükselmesini talep ettiklerini belirten Öztürk, şöyle konuştu:
“Oysa şehrin başka yerlerinde olduğu gibi Kadıköy’de de parsel bazında 6-7 emsal verdiler. Kadıköy olarak büyük haksızlıklara uğruyoruz. Deprem olması halinde 15 bin binamız risk taşıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı dosyamızı inceliyor. Eğer bakanlık bir artış verirse Kadıköy’de binaların yıkımı ve yenilenmesi işlemi hızla başlayacak.”

‘Bonus da olabilir’
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çıkartacağı planın önemli olduğunu vurgulayan Öztürk, şu bilgileri verdi:
“Bakanlık 3-5 bloğun birleştirilmesi halinde bonus veriyor. O zaman insanlar parsel birleştirme yoluna giderler. Tamamen çıkacak imara bağlı. Düşük imar da çıkabilir. 2.50 yerine 2.40 çıkabilir. Ama, ‘10 bin metrekareyi bulduğunuzda 3 emsal vereceğim’ diyebilir. ‘Otopark yaparsanız artı 0.2 daha vereceğim’ diyebilir. Bunu alıp birisinin cebine koymaktansa kent adına bunu kullanmanın çok daha doğru olduğuna inanıyorum.”
Kentsel dönüşüm çalışmalarının başlamasıyla meydana gelebilecek sıkıntılar için şimdiden önlem aldıklarını kaydeden Öztürk, “İnşaat nedeniyle gürültü olacaktır, sokak ve kaldırımlar tahrip olacaktır. Bunun için bir genelge hazırladık. Pazar günleri çalışma yasağı getiriyoruz. Çevre ve gürültü ile ilgili önlemler alacağız” dedi.

‘Ağaçlar sökülmeyecek’
Binaların altına otopark yapıldığında ağaçların söküldüğünü belirten Öztürk, şunları söyledi:
“Bu konuyla ilgili bir karar çıkartacağız. Otopark yapmak iyi ama bu sefer de yeşil azalıyor. Çünkü parselin tümü kazıldığında ağaçlar sökülüyor. Otoparkın üstünde ağaç yetişmiyor. Bu nedenle otopark hafriyatının, parsel kenarlarından 1.5 metre çekilerek yapılması yönünde karar alacağız” dedi.

‘Biz de size karşı boş değiliz’
Kadıköy Belediyesi’nin kurduğu ‘sosyal medya merkezi’ twitter’da yazdığı mesajlarla ilgi odağı oldu. Mesajlardan birkaçı şöyle:-  Bizi siz yarattınız :)
-  Başka şubemiz yoktur :)
-  Sevgimiz karşılıklı :)
-  Tercihimiz filtre kahve.
-  Biz de size karşı boş değiliz :)
-  Arayı soğutmayalım :)
-  Bizde zor bulunur ama belediyenin karşısındaki bakkala sorabilirsiniz :)
-  Masrafı kurtarmaz gibi. Başkana sormak lazım.


Göztepe Parkı’na cami projesi askıya çıkmadı
Göztepe Parkı’na cami projesinin askıya çıkmadığını belirten Selami Öztürk, şu bilgileri verdi:“Parka cami yapılmasını öngören plan, Belediye Meclisi’nden geçmiş olmasına rağmen askıya çıkarılmadı. Bu proje yargıya taşınmış, mahkeme projeyi iptal etmiş, mahkeme kararı da Danıştay’dan dönmüştü. Şimdi bekliyor. Toplumun bu kadar gerildiği bir ortamda, yeşile ve çevreye sahip çıktığı bir ortamda, bu anlayışı çok fazla kırmamak lazım.”
İbadethane ya da dini tesis gerekiyorsa başka bir alanda, konut alanında ya da inşaat olan bir alanda, gerekirse istimlak yoluyla yapmak gerektiğini kaydeden Öztürk, şunları söyledi:
“Yeşil alanlara ibadethane, dini tesis, okul, belediye binası ya da başka şey yapılmamalı. Çünkü şehirde oksijen alınabilecek çok az yer var.”
Öztürk, Kurbağlıdere’de ıslah çalışmalarının Büyükşehir Belediyesi tarafından sürdürüldüğünü kaydederek, “Dere üzerindeki 7 köprü yıkılarak yenileri yapılacak. Dere yatağının genişletilmesi gerekiyor. Çalışmalar biraz ağır gidiyor” diye konuştu.


‘Moda’da kapı önünde değil, sahilde içsinler’
Moda’da içki içilmesinin semt sakinlerini rahatsız ettiğini belirten Öztürk, şöyle konuştu:
“Vatandaşın kapısının önünde içki içilmesi bir özgürlük değil. Konut dokunulmazlığını ihlal eden bir durum. Yurttaş kendi evine girerken, ‘Yol açar mısınız’ diye izin istiyor. Bu kimsenin savunabileceği bir ortam değil.”

‘Mantıklar farklı’
Moda’daki büfelerle ilgili daha önce bir karar aldıklarını belirten Öztürk, şöyle devam etti:
“Şimdi de yeni bir yasal düzenleme yapıldı. İçki yasakları gündemde. Bizim öyle bir mantığımız yok. Hatta, ‘Gelin içkinizi sahilde için. Yeter ki şişenizi denize atmayın. Kırılırsa kırılsın, biz temizleriz’ dedik. Bunu Caddebostan’da yapıyoruz. Gençler sahilde gece bire, ikiye kadar oturup içkisini içiyor, biz sabah beşte temizliyoruz.”

‘Kadıköy’ün iki temel sorunu ulaşım ve imar’
Kadıköy’ün iki temel sorununun birinin imar, ötekinin de ulaşım olduğunu kaydeden Öztürk, şunları söyledi:
“Kadıköy yakasına gelen metro Kadıköy’e hizmet etmiyor. Metro yapılırken yolcu sayımı yapılır, ana omurga oraya oturtulur. Kadıköy CHP’li diye metroyu o zaman AKP’li olan Kartal, Maltepe‘ye döndürdüler. Orada metro olduğunun kimse farkında değil. Kadıköy’deyse minibüsle taşımacılık yapılıyor.”
‘Otopark sorunu var’
Otopark sorununu çözmek için Moda’da Vakıflar’a ait yeşil alanı talep ettiklerini belirten Öztürk, “Olursa altına üç katlı, 300 araçlık otopark yapacağız. Moda çocuk parkı ile tenis kortlarının altına da yapılabilir. Büyükşehir Mühürdar’dan yeraltına inip komple 1000 araçlık otopark yapabilir. Kadıköy, Büyükşehir’den alacaklı” dedi.

3 Eylül 2013 Salı

Balat'taki kamulaştırma 'acele iptal'- Önemli Kamulaştırma Haberi

Balat'taki kamulaştırma 'acele iptal'


Mahkeme, Fener-Balat-Ayvansaray'da belediyenin yaptığı 'acele kamulaştırma'yı iptal etti. Kamulaştırma izni bakanlar kurulundan çıkmıştı.
Balat'taki kamulaştırma 'acele iptal'
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile belediyeler tarafından kentsel dönüşüm yapılan semtlerde anlaşmazlık halinde uygulanan ‘acele kamulaştırma’ya fren geldi. Sulukule, Tarlabaşı, Süleymaniye gibi ‘5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Varlıkların Yenilenmesi Yasası’ kapsamındaki pek çok projede, anlaşmaya yanaşmayan vatandaşların mülklerine acele kamulaştırma yapılmıştı. Fatih Belediyesi Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Alanı’nda da benzer yöntemle birçok mülke ‘acele kamulaştırma’ uyguladı. Bunlardan biri de Balat’taki Plato Meslek Yüksek Okulu’na ait binaydı. Okul, Danıştay 6. Dairesi’nde dava açtı. Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verirken, acele kamulaştırmaya izin veren bakanlar kurulu kararı için de‘ “Hukuka uyarlılık yok” tespiti yaptı. Acele kamulaştırmayla ilgili ilk defa bakanlar kurulu kararı iptal edilmiş oldu.

Gerekçe: Yurt savunması

Fener-Balat-Ayvansaray Yenileme Alanı Avan Projesi 9 Aralık 2009’da Fatih Belediye Meclisi’nde onaylanmıştı. İstanbul Yenileme Alanları Koruma Kurulu tarafından da onaylanan proje için Mimarlar Odası, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde dava açmıştı. Mahkeme 7 Mayıs 2012’de ‘mahalle kültürünü yok ettiği, tarihsel dokuya zarar verdiği, kamu yararı olmadığı, şehircilik ilkelerine aykırı olduğu’ gerekçeleriyle projeleri iptal etmişti.
Bunun üzerine Fatih Belediyesi, bir yandan yeni projeyi meclisten geçirirken diğer yandan da kentsel dönüşüm için bakanlar kurulundan acele kamulaştırma izni istedi. Bakanlar kurulu, 10 Eylül 2012 tarihinde, Kamulaştırma Kanunu’nun ‘yurt savunması veya olağanüstü durumlarda’ uygulanan 27. maddesini gerekçe göstererek acele kamulaştırma kararı aldı. Böylece Fener-Balat-Ayvansaray projesi içinde yer alan Molla Aşkı, Balat Karabaş, Atik Mustafa Paşa, Tahta Minare mahallelerinde vatandaşların mülklerine el konulmaya başlandı. El konulmak istenen binalardan biri de özel bir okuldu. İçinde öğrencilerin bulunduğu bina için Fatih Belediyesi acele kamulaştırma çıkarttı. Bunun üzerine Plato Meslek Yüksek Okulu yönetimi, bakanlar kurulunun acele kamulaştırma kararına itiraz ederek Danıştay 6. Dairesi’nde yürütmeyi durdurma davası açtı. Fatih Belediyesi ve Başbakanlık benzer savunmalar yaparak, okulun yenileme alanında kaldığını, kamu yararı gözetildiğini ve yenileme projesinin hızlı bir şekilde sonuçlandırılması amacıyla kararın alındığını ileri sürdü.

Savunmalar yetersiz

Ancak mahkeme savunmaları yeterli bulmadı. Mahkeme, acele kamulaştırma yönteminin olağanüstü kamulaştırma usulü olarak öngörüldüğünü, istisnai durumlarda uygulanacak bir yöntem olduğunu vurguladı. Acele kamulaştırma nedenlerini inceleyen mahkeme. kararının gerekçesinde şöyle dedi:
“Bölgedeki bütün taşınmazların parsel bazında bir inceleme yapılmadan acele kamulaştırmasına karar verildiği, acele kamulaştırma gerektirecek şartların olup olmadığı konusunda herhangi bir değerlendirme ve tespit yapılmadığı, yenileme alanı ilan edilmesi ve proje uygulanacak olması gerekçe gösterilerek acele kamulaştırma kararı alındığı anlaşılmaktadır. İlgili idarece öncelikle taşınmaz malikleri ile anlaşma yoluna gidilmesi, anlaşmanın gerçekleşmemesi halinde de yine ilk önce olağan kamulaştırma yolunun tercih edilmesi, ancak 2942 sayılı yasanın 27. maddesinde yer alan acelelik halinin bulunduğunun saptanması halinde acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik olarak gerekli tespitler yapılarak sebepleri de belirtilmek suretiyle bakanlar kuruluna başvuruda bulunulması gerekmektedir.”
MAHKEME: HUKUKA UYARLILIK YOK

Mahkemenin iptal kararı: “Alanın yenileme alanı olarak belirlenmesinin tek başına acele kamulaştırma yapılmasına gerekçe teşkil etmeyeceği, acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilmesi için gerekli olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulmadığı sonucuna varılmıştır. Taşınmazların acele kamulaştırılmasını gerektirecek acelelik halinin bulunmaması karşısında, dava konusu taşınmazların acele kamulaştırılması yolunda tesis edilen bakanlar kurulu kararında hukuka uyarlılık bulunmamıştır.”
İPTAL EDİLEN İLK BAKANLAR KURULU KARARI

Davayı açan Avukat Taha Ayhan kararı şöyle yorumladı:
“Her gün bir acele kamulaştırma kararı çıkıyor. Yenileme alanlarında acele kamulaştırma yöntemi ile uyuşmazlık gösteren mülk sahipleri zor durumda kalıyor. Biz de bu yöntemle mağdur edildik. Dava açarak hakkımızı geri aldık. Ülkemizde acele kamulaştırma konusunda ilk defa bir bakanlar kurulu kararı iptal edilmiş oldu.”

Bayraktar, artık her önüne gelenin müteahhit olamayacağını söyledi-Çok Önemli Sektörel Haber

Bayraktar, artık her önüne gelenin müteahhit olamayacağını söyledi

Erdinç ÇELİKKAN / ANKARA
3 Eylül 2013
Abara dubara devri bitiyor

Bakan Bayraktar, Hürriyet’i ziyaretinde “Millet benden gıcık kapıyor, ama artık yapılarda denetimler daha sıkılaşacak” diyerek müteahhitleri uyardı. Bayraktar, “200 bin müteahhidimiz olması normal değil. Artık abara dubara müteahhit devrini bitiriyoruz” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, inşaat sektörünün Türkiye’nin büyümesinde lokomotif olmaya devam edeceğini belirterek “200 bin müteahhidimiz olması normal değil. Artık abara dubara müteahhit devrini bitiriyoruz” dedi. Hürriyet’i ziyaretinde “Millet benden gıcık kapıyor, ama artık yapılarda denetimler daha sıkılaşacak” diyen Bayraktar, şu mesajları verdi:
AMELELİK BİLE YAPTIM
“Biz disiplinleri ortaya koyup ortamı oluşturuyoruz. ‘Bir yere bir şey yap çevreyi gözardı et’ demiyoruz. Böyle bir yafta oluşturmak istiyorlar. Çevre çok popüler ve frapan bir iş. Şehirciliğin çevrenin önüne geçtiğini söylüyorlar. Ben mazimden kopamam, ben inşaatçıyım, yıllarca müteahhitlik yaptım. Ustalık yaptım, sıvacılık yaptım, amelelik yaptım. Tabii o müteahhitlik bana yapıştı. Aslında çevreciliği oluşturan kanat inşaat mühendisleridir. İnşaat mühendisi olarak çevreci yanımız görmezden geliniyor.”
OYUN KURUCU OLACAKSIN
Türkiye’de 200 bin müteahhit olmasının problem olduğunu kaydeden Bayraktar, “Madem öyle, bu sıkıntıyı kazanca çevirelim, kaliteli müteahhit çıkaralım. Artık abara dubara müteahhitlik kesimi tasfiye oluyor, bunu sona erdirmeye gayret ediyoruz. Daha önce ‘Devletten iş al nasıl olsa süre uzatımı, fiyat farkı alırsın, olmadı mahkemeye gidersin’ diyorlardı. Bunu büyük ölçüde kırdık” dedi. Artık teknik müşavirliğin gelişeceğini kaydeden Bayraktar şöyle devam etti: “Yurtdışında iş alıyorsan asıl oyun kurucu olacaksın, taşeron olmayacaksın. Teknik müşavirlikte baştan sona işi yürüteceksin. O zaman yapı malzemeleri de Türkiye’den gidecek. Biz bu kulvarda öne geçtikçe Türkiye kalkınacak, inşaat sektörü lokomotif olmaya devam edecek. Dünyadaki büyük krizlerden her ülke inşaat sektörüyle çıktı.”


Sit diye bir şey yapmayalım mı?

ANKARA Büyükşehir Belediyesi’nin ODTÜ’den geçireceği yolla ilgili tartışmalara da değinen Bayraktar, “Sit diye bir şey yapmayalım mı? ODTÜ, Büyükşehir Belediyesi ve bakanlık olarak oturup konuştuk anlaştık. Ağaç olan yerden tünel yapacağız. Evet, sit alanı. Sit olunca hiç bir şey yapmayacak mıyız? Bu yol bir güzergahtır. Yolun güzergahını değiştirmek çok zordur. Hastaneyi, camiyi, okulu başka yere yapabilirsiniz. Ama yolu yüz sene, bin sene her bakımdan kullanacaksınız.” dedi.
Millet gıcık kapıyor ama...
ÇED raporunda “Ben onayı aldım sen sağ ben selamet” devrinin kapanacağını söyleyen Çevre Bakanı Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: “ÇED raporu almak bir yerde yatırım yapılırken oranın doğaya etkilerinin bir bir anilizini yapmaktır. 200 değişik başlık var. Fabrika işletmeye alındıktan sonra neler yapılacak, onun göstergesidir. ‘Uğraştım ÇED raporunu aldım sonra sen sağ ben selamet’ diyorlar. Türkiye’de ruhsat vermekte biz 146’ncıyız zorluk ve bürokrasi bakımından. Ruhsat alıyorsun sonra hak getire denetim menetim yok. Ben şimdi onun mücadelesini veriyorum ama millet benden gıcık kapıyor. ‘Bu denetim yapmasın ruhsat versin karışmasın’ diyor. Asıl ruhsatı verdikten sonra denetim olması lazım. Bir anlamda koruyucu hekimliktir.”
Büyük yıkım 2 aya kadar başlayacak
Başta Ege ve Akdeniz olmak üzere kıyıları usulsüz kullanan yapılara karşı büyük yıkım operasyonunun iki aya kadar başlayacağını açıkladı. Bayraktar, “Yıkılacaklar içinde büyük oteller de var. Ajitasyon yapmak isteyenler olacak, belki aleyhimde başka işler çıkaracaklar. Bana çok fena vuracaklar, ama bunun başka yolu yok” dedi. Bayraktar şunları söyledi: “Sahillerde ilgili belediyelerde yüz göz olma ve imkan sıkıntısı var. Ufak belediyelerin yeterli ekibi de yok. Sahiller için çok yetkili kurum var. Kıyı kenar çizgisi yönünden yetki bizde. Dalganın vurduğu suyla kıyı kenar çizgisi arasında bir şey yapılmaz. 1992’den beri yasa birtakım evrimler geçirdi. 1992’den sonra belediyelerin verdiği ruhsatlar var. Bunların bir kısmı müktesep haktır, bir kısmı usulüne göre yapılmıştır. 1992’den önce yapılanlar müktesep (kazanılmış) hak, imarsız da olsa yıkılmayacak. Adamın ruhsatlı iskanlı yeriyse ya kamulaştıracaksınız ya bırakacaksınız. Öyle paldır küldür yıkamazsınız. Kıyılardaki yapıların hatırı sayılır bölümü ya ruhsatsız ya iskansız ya iskana aykırı ya da hepten kaçak. Bizim esas işimiz onlarla. Ortalığı karıştırmamak, kırıp dökmemek, turizmi ve yatırımcıyı tedirgin etmemek lazım. İyi niyetimizden fırsatçılık yapanlara da göz açtırmayacağız. Küçük yıkımlar başladı.” seslerinin çıkmadığını bakmayın.

Yağ yakandan, numara çekenden bıktık artık
Bakan Bayraktar, kompliman ve manipülasyon yaparak birbirine numara çekenlerin ve yağ yakanların olduğunu dile getirerek, “Yer tutacağım diye yağ yakmak olmaz, bundan bıktık artık” dedi. “Rant olmadan özel sektör gelip çalışır mı?” diyen Bayraktar, “Vatandaşın evi sakat, salaş. Evi yıkılacak, deprem olacak ‘Allah’ın işi bana ne’ diyor. ‘Kaçak evimi verip üç daire nasıl koparırım devletten’ niyetinde. Bu iş böyle yürümez ki. ‘Emsali artır diyor, altyapı yok, ulaşım yok, tabiat kirleniyor. Buna izin vermeyiz” diye konuştu.

2 Eylül 2013 Pazartesi

5 ildeki bazı alanlar riskli alan ilan edildi- Gayrimenkul Haber

5 ildeki bazı alanlar riskli alan ilan edildi

2 Eylül 2013
HABERLER EKONOMİ
Bakanlar Kurulu, Amasya Merkez, Çorum Osmancık, Gaziantep Şahinbey, Tokat Merkez ve Adana'nın Yüreğir ilçelerinde bulunan bazı alanları "riskli alan" olarak ilan etti.
Bakanlar Kurulu ayrıca Karaman'ın Merkez ilçesi Hisar, İmaret ve Tahsin Ünal Mahalleleri sınırları içinde bulunan alanların kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesini kararlaştırdı.
Riskli alan ilanı ve kentsel dönüşüm proje alanı ilanlarıyla ilgili Bakanlar Kurulu kararları Resmi Gazete'de yayımlandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın talebi üzerine Bakanlar Kurulu, Amasya'nın, Merkez İlçesi Kirazlıdere Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 4.2 ha alan ile Çorum'un Osmancık İlçesi'nde bulunan, Gaziantep'in Şahinbey İlçesi sınırları içerisinde yer alan, Tokat'ın Merkez İlçesi Kaledibi Mevkii'nde bulunan, Adana'nın Yüreğir İlçesi Köprülü Mahallesi sınırları içinde bulunan alanları "riskli alan" olarak ilan etti.
Bakanlar Kurulu, Karaman'ın Merkez İlçe, Hisar, İmaret ve Tahsin Ünal Mahalleleri sınırları içerisinde bulunan alanların kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilmesini kararlaştırdı.(ANKA)

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Ofis Fiyatları Arttı- Haber

En yüksek kira Esentepe, en düşüğü Kavacık'ta

İstanbul'da ofis fiyatları 2013 ikinci çeyrek sonuçlarına göre ortalama yüzde 5 artış gösterdi. En yüksek kira değeri Esentepe'de iken Kavacık bölgesien altta bulunuyor.


En yüksek kira Esentepe, en düşüğü Kavacık'ta
 AA muhabirinin REIDIN Ofis Kira Endeksi'nden derlediği bilgiye göre, 2013 ikinci çeyrekte İstanbul geneli ofis kira değerlerinde üst segmentte yüzde 5,75 alt segmentte ise yüzde 3,59 artış oldu.
İstanbul geneli üst ve alt fiyat segmentindeki, endeksin başlangıç dönemi olan 2009 birinci çeyrekten bugüne olan değişimlerine bakıldığında alt fiyat segmenti ofis projelerindeki kira değerlerinin üst fiyat segmentindeki ofis projelerine göre yaklaşık 2 kat daha fazla artı yönde değişim gösterdi. Dört buçuk yılda üst fiyat segmenti yüzde 7,16 artış gösterirken, alt fiyat segmentinde bu artış yüzde 14,53 olarak gerçekleşti.
Son ay artışları ile birlikte kira değerlerinde son dört buçuk yılın en üst seviyesinde bir fiyat ortaya çıktı. 2013 ikinci çeyrek verilerine göre İstanbul geneli ofis kira değerleri üst fiyat segmentinde 28,85 dolar seviyesinde iken, alt fiyat segmentinde kira değeri 17,36 dolar oldu.
Ofis piyasası bölgeleri ayrı ayrı incelendiğinde, 2013 ikinci çeyrek verilerine göre en yüksek kira değeri her iki segmentte de 41,02 dolar ve 28,63 dolar ile Esentepe iken Kavacık bölgesi alt fiyat segmentinde 10,28 dolar ile en altta bulunuyor.
Esentepe bölgesini yüksek kira değeri sıralamasında Beşiktaş, Şişli ve Levent bölgeleri takip ediyor.

15 Ağustos 2013 Perşembe

Konut kredisi faizinde ‘Yükseliş’ bekleniyor- Önemli Haber

Konut kredisi faizinde ‘Yükseliş’ bekleniyor

Birkaç ay önce yüzde 0.60’larda olan ev kredisi faizleri yüzde 1’lere yaklaştı. Gelişmekte olan ülkelerde faizlerin yüksek seyretmesi nedeniyle, iç piyasada konut kredisinde benzer trend yaşanacağı belirtiliyor


Konut kredisi faizinde ‘Yükseliş’ bekleniyor
KADİFE ŞAHİN
Amerikan’ın para politikasını değiştirmesinden sonra Türkiye’de ticari ve bireysel kredilerde faiz artışı oldu. Daha önce piyasaların uygun koşullarda olmasının getirdiği marjla düşüş eğiliminde olan ev kredileri iki ay öncesine göre artış gösterdi. Aylık yüzde 0,70’lerin altında olan uzun vadeli konut kredisi faizleri komisyonlarla yüzde biri buluyor. Önümüzdeki dönemlerde konut kredisi faizlerinde düşüş değil artış seyrinin devam etmesi bekleniyor.
Konut kredisi uzmanları ihtiyaç için ev alacakların kredi kullanabileceğini ancak yatırım için ev alacakların eskisi gibi avanjlı durumda olmadığını ifade ediyor. Eskiden kira bedeli ile alınan kredilerin ödemesinin birbirini dengeleyebildiğini ifade eden Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, “Eskiden kira bedelleri 10 yılda eve ödenen parayı karşılarken şimdi bu zaman 16 yıla çıktı” dedi.

‘Faiz yükselir fiyat düşer’
Konuta olan talebin kesilmemesi için faiz oranları artış gösterdiğinde ev fiyatlarında düşüş olduğunu belirten  uzmanlar, böylece piyasada denge oluşturulduğunu kaydettiler.
Konut fiyatlarında zaman zaman aşırı yükselme olduğunu ifade eden konut piyasası uzmanları, faizlerin arttığı dönemlerde ev alma ihtiyacı olan kişilerin proje bazında fiyatları incelemelerini öneriyor.
Genel olarak konut fiyatlarında dikkat çekici bir artış olmaza da proje bazında fiyat farkları olabileceği belirtiliyor.


‘İnşaatçılar alım fırsatI yaratıyor’2013’ün ilk 6 ayında hızlı düşen konut kredisi faizlerinin temmuzda global faizde yaşanan yukarı hareketin etkisiyle yükseldiğini belirten Akbank Genel Müdür Yardımcısı Galip Tözge, “Temmuz sonunda sektör ortalaması yüzde 0,78’e çıktı. Konut kredisi faizleri önümüzdeki dönemde yatay seyredecektir” dedi. Tözge, şöyle konuştu: “Oturma veya yatırım amaçlı ev almak isteyenlere piyasayı takip etmelerini öneririz. İnşaat firmalarının sundukları ödeme kolaylıkları ve pazarlama faaliyetleri yatırımcılara fırsatlar sunuyor. Konut kredilerinde sene başından beri düşen faizler kredi ile alım fırsatı yaratıyor.”

‘İhtiyacı olan alsın’Türkiye’de konut kredilerinde balon oluştuğu görüşüne katılmadığını belirten Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, konut kredilerinin Gayrisafi Milli Hasıla’nın yüzde 7’sini oluşturduğunu, bu oranın Avrupa’da yüzde 50 olduğunu söyledi. Atay, “Amerika’da konut kredilerinin GSMH’ya oranı yüzde 85, Hollanda ve Kanada’da da yüzde 100’dür” dedi. Kentleşme projelerinin ve nüfus artışının devam ettiğini, kültürel değişimlerin yaşandığını ifade eden Murat Atay, “Türkiye’de yeni konuta olan talep devam edecek” dedi. Faizlerin izlediği trendi göz önünde tutarak bu dönemde kredi kulllanmanın ev ihtiyaçı olan kişiler açısından uygun olduğunu kaydeden Atay, yatırım amaçlı hareket edenlere aynı öneride bulunmadı.
 

Net-brüt metrekare farkına yüzde 15-22 sınırı geliyor- Teknik Önemli Haber

Net-brüt metrekare farkına yüzde 15-22 sınırı geliyor

Gülistan ALAGÖZ
15 Ağustos 2013
Dikkat, konutta büyük oyun artık bitiyor

Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, konutlardaki net-brüt metrekare arasındaki farkı kontrol altına alacaklarını açıkladı. “100 metrekare evi 200 metrekare diye satma dönemi bitti” diyen Bayraktar, kurallara uymayan inşaat şirketlerini ağır cezaların beklediğini söyledi.

Konut alıcısının en büyük problemlerinden biri alacağı dairenin büyüklüğünü tam bilememek. Çok sayıda firma; apartman holünden, asansör boşluklarına, oda bölmelerinden, merdiven ve kat sahanlıklarına ve hatta otopark alanlarına kadar pek çok alanı brüt metrekare kapsamına alıyor. Bu nedenle projelerde net-brüt metrekare arasındaki fark yüzde 70’lere kadar çıkabiliyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar yeni İmar Kanunu kapsamında konut büyüklüklerini netleştireceklerini söyledi ve, “Yönetmeklikte yer alan düzenlemeyi kanuna da koyuyoruz. Artık vatandaş aldığı evin net büyüklüğünü bilecek. Net brüt arasındaki fark da yüzde 15-22 arasında olabilecek. Şirket bodrumdaki odasını ya da terası ayrı yazacak, net kapsamına alamayacak” dedi.  Bayraktar’ın verdiği bilgiye göre, yüzde 15 ve 22’lik oranlar farklı projelerde alt ve üst sınır olacak.

BRÜT VE NET NEDİR

Bakan Bayraktar, brüt metrekarenin baca, hava boşluğu, asansör çıktıktan sonra havadan gelen iz düşüm alanı olduğunu, net metrekarenin ise ayak basılan ıslak ve kuru alanları kapsadığını ifade etti. Yeni İmar Konunu ile konutlarda ruhsat vermenin kolaylaşacağını ancak denetimin artacağını belirten Bayraktar, “Yıllardır devam eden otopark sorunu da çözülecek. Balkon ve çatıdaki görüntü kirliliği kalkacak ve yollar genişletilecek. Tüm projelerde sosyal donatı ve yeşil alanların genişletilmesi sağlanacak” şeklinde konuştu.

TEKNİK MÜŞAVİRLİK

Yapı Denetim Kanunu’nda değişiklikler yapıldığını söyleyen Erdoğan Bayraktar, yapı kuruluşlarını teknik müşavirlik kuruluşları haline getireceklerini dile getirdi. Bayraktar şunları söyledi: “Yeni düzenleme ile yapı kuruluşları proje ve fizibilite yapan, mahal listesi çıkaran, teknik şartname yapan birimler haline gelecek. Böylece yurtdışında yapılan işlerde başkasının şartnamesine bağımlı olunmayacak. Bugüne kadar işin çıraklığını yapıyorduk, artık söz sahibi olacağız. Yetkisi artan şirketler yurtdışı işlerinde kendi ülkelerinin malzemelerini kullanacak ve ülke ekonomisi daha çok kazanacak” dedi.


FİKİRTEPE’DE EMSAL TARTIŞMASI

Kentsel dönüşümün en çok tartışılan bölgesi Fikirtepe önce afet alanı ilan edildi ardından yeni imar planları ile farklı bir sürece girdi. Eski plana göre 4.14 olan emsallar yeni planla değişti. Bakanlık tarafından yapılan müdahalenin süreci hızlandırdığını belirten Erdoğan Bayraktar, “Gerekli düzenlemeyi yapmasaydık bölge 10 yılda bile çözüme kavuşmazdı. Yeni planda emsal 4’ü yakalar ama 4.14’ü bulmaz. Şimdi müteahhitler seslerini yükseltecek ama emsal artmaz” dedi. Emsal artışı taleplerinin kentsel dönüşümün önünü tıkadığını belirten Bayraktar, bir bölgede sağlanan emsal artışının hemen diğer müteahhtilerin de talebine yol açtığını belirtti.
Sıradaki yıkım Bursa’da olacak
ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Esenler ve Gaziosmanpaşa’da yaptıkları yıkımların ardından sıradaki toplu yıkımın Bursa’da olacağını belirterek, “17 Ağustos’ta 45 vilayette 90 bin konut yıkılacak. Bursa’daki çalışmayla da toplamda 150 bin bina yıkılmış olacak. Yıl sonuna kadar 50 bin daha eklenerek 200 bin bina yıkımı yapılacak. Hedef seneye 200 bin bina daha yıkmak ve 20 yıl içinde Türkiye’yi kaçak ve çarpık yapılardan kurtarmak” dedi. Bakan Bayraktar sonraki toplu yıkımın da İzmir’de yapılacağını açıkladı.
Dönüşüm için yılda 3.5 milyar yeter
KENTSEL dönüşümün ‘rantsal dönüşüm’ olduğuna dönük eleştirileri yanlış bulduğunu söyleyen Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, şöyle konuştu: “Kentsel dönüşüm, siyaset üstü bir mesele. İnsanların canını korumaya odaklanan bir çalışma. Bir ülke gelişmişse ya da gelişme iddiasında ise bir afetle binalar yıkılacak kaygısı taşımamalı. Henüz bir yıl olmayan kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında 450 milyon liralık öz kaynak yarattık. Eğer yer yıl 3.5 milyar lira öz kaynak olursa bu iş çözülür. Dönüşümü vatandaş, özel sektörle yapacak. Biz piyasayı disiplin edip fiyatları aşağıya çekeceğiz ve denetleyeceğiz. Bazı belediyeler oy kaygısı ile kentsel dönüşüme girmiyor. Halkın büyük bölümü ise evlerini yenilemek istiyor. Bu nedenle bu işi yapan belediyeler oy kaybetmek yerine oy kazanacak.”

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Bakan Yazıcı'dan yedi il için devremülk uyarısı- Çok Önemli Haber

Bakan Yazıcı'dan yedi il için devremülk uyarısı


Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı devremülk alanları uyardı. Bakan Afyonkarahisar, Ankara, Balıkesir, Çanakkale, Kütahya, Nevşehir ve Niğde'de mağdur olunabileceğini söyledi.
Bakan Yazıcı'dan yedi il için devremülk uyarısı
Yaz aylarının gelmesi ile beraber devremülk şikâyetlerinde patlama yaşanınca, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı tüketicileri uyardı. Şikâyetlerin bitmemiş binaların satışı, yapımı tamamlanmamış veya arsası bulunmayan yerlerin varmış gibi gösterilerek satılması, teslim sürelerinin aşılması gibi konularda yoğunlaştığını belirten Yazıcı, “Sadece reklam ve ilana bakmayın, araştırma da yapın” diye konuştu.
Devremülk mağdurlarının bazı illerde artabileceğini belirten Yazıcı “Afyonkarahisar, Ankara , Balıkesir , Çanakkale , Kütahya, Nevşehir ve Niğde illerimiz olmak üzere birçok ilimizde firmaların satış yaptıkları belirtiliyor. Bir kısmının inşaat ruhsatı, ÇED raporu yok. Mali durumlarının bu tesisleri yapmaya uygun olup olmadığı bilinmiyor. Bu nedenlerle de birçok tüketicinin mağdur olma riski var” diye konuştu.

Şikâyetlerde patlama

Tüketicilere birçok vaatte bulunulduğunu, bunlar arasında 7 bin liraya satılan bir yerin bittiğinde 25-30 bin TL olması, 1500-2 bin TL gibi yüksek kira getirilerinin olması gibi söylemlerin de bulunduğunu kaydeden Yazıcı, “Yapılan şikâyetlerde patlama denilecek boyutta başvuru var” dedi. Yazıcı, şikâyetler arasında cayma hakkının kullanılmaması, yüzde 15-25’lik oranlarla cayma hakkının kullanıldırılması, devre tatil satılması, yapımı tamamlanmamış ve hatta arsası bulunmayan yerlerin varmış gibi gösterilerek satılması gibi konuların da bulunduğunu ifade etti.
Bakandan devremülk tavsiyeleri

Firma hakkında salt yapılan reklam ve ilanların etkisinde kalmadan, gerekli araştırmayı yapmalılar.
İnşaat ruhsatı, sondaj ruhsatı, ÇED raporu gibi alınması zorunlu resmi ruhsatlarının olup olmadığına bakılmalı.
Sözleşmeyi yapılan yoğun tanıtımların sonrasında değil, kendilerine bir düşünme payı aldıktan sonra imzalamaya karar vermeli.
Sonradan teslimli satışlarda firmalardan teminat veya sigorta gibi bir güvence talep edilmeli.
En az 12 punto büyüklüğünde olması gereken sözleşmelerin bir nüshası ile broşür örnekleri mutlaka alınmalı.
Sözleşmelerde cayma hakkı ve teslime ilişkin bilgilerin yanı sıra ortak alanların kullanımı ile yıllık aidat tutarların ve bunların artış tutarlarının açık olarak belirtilmiş olmasına dikkat edilmeli.

15 Temmuz 2013 Pazartesi

Bu iki ilçede fiyatlar düştü!-Gayrimenkul Haber

Bu iki ilçede fiyatlar düştü!




Konut fiyatları bir anda...
15.07.2013 - 12:44

Konut fiyatları bir anda...

Haziran ayında İstanbul genelinde konut fiyatlarında yükseliş yaşanırken, Beyoğlu ve Şişli'de ise düştü.

AA muhabirinin Gayrimenkul Araştırma Şirketi Reidin'in Satılık Konut Fiyat Endeksi Haziran 2013 verilerinden derlediği bilgiye göre, haziran ayı içerisinde, İstanbul geneli ortalama konut satış fiyat endeksi yüzde 1,66 konut kredi hacmi yüzde 3,06 artış gösterirken, Beyoğlu ve Şişli yakınındaki mahallelerde konut fiyatları yüzde 0,6 ile yüzde 3,03 arasında değişen oranlarda geriledi.

Konut satış fiyatlarının en fazla düştüğü yer yüzde 3,03 ile Harbiye olurken, en az düşüş yüzde 0,6 ile Cihangir'de gerçekleşti.

Fiyatlar, Fulya'da yüzde 2,86, Mecidiyeköy'de yüzde 2,54, Feriköy'de yüzde 2,45 ve Gümüşsuyu'nda yüzde 1 oranında geriledi.

Harbiye'de bir önceki aya göre fiyatlar ortalama bir daire için 13 bin 100 lira düştü. Bu da 10 yıl vadeli konut kredisi kullanacaklar için (kredi değer oranı yüzde 75, kredi faiz oranı aylık yüzde 0,70) aylık taksitlerin 121 lira daha az ödenmesine neden olacak.

"Konut kredi faiz oranları yükselecek"

Gayrimenkul Araştırma Şirketi Reidin Veri Uzmanı Orhan Vatandaş, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) parasal genişleme programını 2014 yılı içerisinde durduracak olmasının, son yıllarda izlenen parasal genişleme politikasının sonlanacağına işaret ettiğini belirtti.

Bu belirsizlik ortamının ABD'deki faiz oranlarını yukarıya çekeceğini vurgulayan Vatandaş, buna bağlı olarak gelişen ülkelerdeki sıcak para çıkışıyla birlikte Türkiye'deki konut kredi faiz oranlarının yükseleceğini söyledi.

Vatandaş, "Konut Fiyatları" ve "Konut Kredisi Faiz Oranları" arasındaki ters yönlü kuvvetli ilişki dikkate alındığında, gelecek süreç içerisinde konut fiyatlarında durağan bir seyrin olabileceğini belirtti.

Konut Fiyatları Haziran Ayı Değişimi Beyoğlu Cihangir +0.60% Beyoğlu Gümüşsuyu -1.00% Şişli Feriköy -2.45% Şişli Fulya -2.86% Şişli Harbiye -3.03% Şişli Mecidiyeköy -2.54% İstanbul İl Geneli Ortalaması +1.66%

1 Temmuz 2013 Pazartesi

3. Havalimanına iptal başvurusu-Haber

3. Havalimanına iptal başvurusu!




CHP Danıştay'a başvuruyor
01.07.2013 - 15:10

CHP Danıştay'a başvuruyor

ANKA
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında 3. Havalimanı ihalesinin iptali için Danıştay’a başvuracaklarını söyledi.

Projeye ilişkin ihale aşamasında birçok hukuka aykırılıklar tespit edildiğini iddia eden Erdoğdu, ÇED raporlarına dikkat çekerek şöyle dedi:

“Mart 2013 tarihli ÇED raporunda göl ve gölet olarak belirtilen alanlar Nisan ayındaki raporda su birikintisi olarak gösterilmiştir.

Mart ayındaki ÇED raporunda proje alanında 2 milyon 513 bin 341 ağaç olduğu, bu ağaçların 657 bin 950’sinin kesilmesinin zaruri olduğu kalan 1 milyon 855 bin 391 ağacın ise taşınabileceği ifade edilmiştir. Nisan ayındaki ÇED raporunda bununla ilgili bilgi bulunmamaktadır. 1 milyon 855 bin ağacın taşınması fiilen ve teknik olarak mümkün değildir. ÇED raporu tutarsız, bilimsel gerçeklere aykırı verilerle doludur. Ayrıca yapılan ihaleyle alakalı Rekabet Kanuna da aykırılıklar tespit ettik. İhalenin 3996 sayılı kanunda belirtilen ihale usullerini ve ihale ilkelerine uyulmadan yapıldığıdır. İhale sırasında yöntem değiştirilmiştir. Ve ihale bu şekilde yürütülmüştür.
Bu projenin hayata geçirilmesinden sonra özellikle İstanbul’da geriye dönülmez çevresel bir felaket doğacağı ve rasyonel olmayan bu projelere milyarlarca Euro kaynak aktarılacağı düşüncesiyle 3. Havalimanı ihalesinin iptali için Danıştay’a dava dilekçesi hazırladık. Bugün Danıştay’a bu dava dilekçesini sunacağız.”