18 Mayıs 2012 Cuma

150 M2 altı evlerle İlgili Çalışma

KDV artışına meclis dur diyecek



18 Mayıs 2012


KDV artışına meclis dur diyecek

Yeni konutlarda ortaya çıkan 17 puanlık vergi artışına Meclis rötuşu geliyor. Yeni konut alımında ödenen KDV’nin metrekareye göre değil; değere göre alınmasını öngören düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda değişecek.




Yapılacak değişiklikle, yasanın çıktığı tarihten önce inşaat ruhsatı almış, inşaatı devam eden konutlara mevcut sistem uygulanacak. Yeni yasa ise yürürlük tarihinden sonra ruhsat alınan konutları kapsayacak.
Yapılacak değişiklik sayesinde halen inşaatı devam eden 150 metrekarenin altındaki evlerden, değerine ve bulunduğu semte bakılmaksızın yüzde 1 KDV alınacak. 150 metrekarenin üzerindeki evler de aynı şekilde mevcut yasada olduğu gibi yüzde 18’lik KDV’ye tabi tutulacak.

Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, hem yap-sat müteahhitlerden ev alan dar gelirli konut alıcılarının hem de lüks projelerden konut alanların yüreğini ağzına getirdi. Bakanlığın, konut alımında ödenen KDV oranını metrekare yerine arsa veya konutun rayiç bedeline göre belirlenmesi konusunda Bakanlar Kurulu’na yetki verilmesi konusunda değişiklik istedi.

VERGİ ORANI SEMTLERE GÖRE DEĞİŞECEK

Tasarının 20. maddesinde yer alan bu değişikliğin kabul edilmesi halinde Bakanlar Kurulu, yeni konut sahiplerinden alınan KDV oranını konutun rayiç bedeline göre farklılaştırabilecek. Böylece İstanbul ile Batman’daki konutun vergisi aynı olmayacağı gibi; İstanbul içindeki vergiler de semtlere göre değişebilecek.

Mevcut uygulamada ise Maliye Bakanlığı, 150 metrekareye kadar olan tüm konutlardan, nerede olduğuna ve değerine bakılmaksızın yüzde 1 KDV alıyor. 150 metrekare ve üzerindeki konutlardan alınan KDV ise yüzde 18.

ZENGİNDEN ÇOK, FAKİRDEN AZ VERGİ

Değişikliğin tanıtımı için düzenlenen basın toplantısında Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Etiler’de 50 metrekare ev için 1 milyon TL istenirken, ödediği vergi yüzde 1. Ama Tatvan’da 150 bin liralık 150 metrekare evden alınan KDV yüzde 18. İşte bunu değiştirebilmek, vergi adaleti sağlayabilmek için Bakanlar Kurulu’na rantı yüksek yerlerde arsa ve konut değerine göre KDV’yi farklılaştırma yetkisi veriliyor” dedi. Şimşek, bu düzenlemeyle Robin Hood gibi zenginden daha çok, fakirden daha az alarak vergi adaleti sağlamaya çalıştıklarını vurgulamıştı.

RUHSATI OLAN KURTULDU

Ancak dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na gelen ve alt komisyonu havale edilen tasarının değişeceği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre verilecek önergeyle söz konusu değişiklik yasa çıktıktan sonra alınacak inşaat ruhsatlarını kapsayacak. Yani mevcut inşaat ruhsatlarına göre yapılan ve yapımı devam eden konutlar için vergilendirme, mevcut sisteme göre yapılacak.

180 BİN TL ÖDEMEKTEN KURTULACAK
Örneğin İstanbul’da A projesinden 100 metrekare bir konutu 1 milyon liraya alan ve bitmesini bekleyen bir vatandaş da yüzde 1 KDV ödeyecek. 100 metrekare konutu 100 bin liraya alıp bitmesini bekleyen de yüzde 1 KDV ödeyecek. Eğer yeni düzenlemede bu istisna getirilmese 1 milyon liralık 100 metrekare konut alan kişinin 10 bin lira KDV yerine; 180 bin lira KDV ödemesi gerekecekti.

Ancak yasa çıktıktan sonra alınan konut ruhsatlarıyla yapılan projelerde; KDV oranını arsa veya konutun rayiç bedeli belirleyecek. Ve oran yüzde 1 ila yüzde 18 arasında farklılık gösterecek.


Hadi hayırlısı bakalım, umarım böyle çıkar.

Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı

Şehircilik Açısından Eskişehiri Alkışlıyorum

Eskişehir Kültür Başkenti ajansı kuruluyor

Eskişehir Kültür Başkenti ajansı kuruluyor


18 Mayıs 2012 Cuma 09:53

Resmi Gazete'de yayımlanan kanuna göre, Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı kurulacak. Ajansa yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı, vergiden düşülecek.





ANKARA - Eskişehir, 2013 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti olacak. Eskişehir'in 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Hakkında Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yasaya göre, kurulacak olan Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Ajansı, Eskişehir'i 2013 yılı Türk Dünyası Kültür Başkenti olarak hazırlayacak, bu amaçla 2013'te yapılacak etkinlikleri planlayıp, yönetecek, kamu ve sivil kuruluşların yapacakların koordinasyonunu sağlayacak.

Merkezi Eskişehir'de bulunacak ajans, tüzel kişiliğe sahip olacak. Ajans, koordinasyon kurulu, danışma kurulu, yönetim kurulu ve genel sekreterlikten oluşacak. Ajansın gelirleri; Eskişehir İl Özel İdaresi, Eskişehir Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı belediyelerinin 2012 ve 2013 bütçelerine bu amaçla konulacak ödenek, Eskişehir ticaret ve sanayi odaları tarafından 2012 ve 2013 yıllarında aktarılacak tutarlar, genel bütçeden yapılacak yardımlar, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ile Anadolu Üniversitesi'nden 2012 ve 2013 yıllarında aktarılacak tutarlar, her türlü naklen yayın, reklam ve sponsorluk gelirleri, bağış ve yardımlardan oluşacak.

Ajans, yaptığı işlemler nedeniyle Harçlar Kanunu ile Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan harçlardan ve katılım payından, bu işlemler nedeniyle düzenlenen kağıtlarla ilgili olarak damga vergisinden muaf tutulacak. Yasa çerçevesinde, kullanılacak, kamu veya özel hukuka tabi gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetindeki Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki taşınmazların korunması, bakımı, onarımı ve amaca uygun düzenlenmesi için ajansın yönetim kurulunca Eskişehir Valiliğine kamulaştırma hariç projeler sunulabilecek. Bu projeler için belediyelere uygulanan oran sınırlamalarına tabi olmaksızın kaynak aktarılabilecek.

Yönetim Kurulu, Türk Dünyası Kültür Başkentliği uygulamasının sona ereceği 31 Aralık 2013 tarihinden itibaren 6 ay içinde tasfiye işlemlerini tamamlayacak. Toplanan ödenek, gelir ve bağışlardan artan meblağ, tasfiyeyi müteakip iki eşit parçaya bölünüp, kültür ve sanat etkinlikleri için kullanılmak üzere Eskişehir İl Özel İdaresi ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi bütçelerine gelir olarak kaydedilecek.

Ajansın ve organlarının oluşumu, görevleri, çalışma esasları, yapılacak etkinliklerin çerçevesi ve öncelikleri, kültür ve sanat altyapı çalışmaları, organlara üye olarak katılacak kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve diğer gerçek veya tüzel kişiler ile bu Kanunun uygulanmasına ilişkin diğer hususlar Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek. Yönetim Kurulu, işçiler hariç olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarından ihtiyaç duyduğu personeli, organizasyonun süresini aşmamak ve ilgili kurumun iznini almak kaydıyla, Ajans'ta geçici olarak görevlendirebilir.

Geçici olarak görevlendirilecek personelin aylık, ödenek, her türlü zam ve tazminatları ile diğer mali ve sosyal hak ve yardımları kurumlarınca ödenecek. Eskişehir 2013 Türk Dünyası Kültür Başkenti Hakkında Kanuna göre kurulan ajansa yapılan her türlü nakdi ve ayni bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamalarının tamamı; gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden, kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilecek.


Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı
 

Çok Önemli Bir Değişiklik Site Yönetimleri de Yasayı incelemelidir


Afet Sigortaları Kanunu resmen yürürlükte


18 Mayıs 2012 Cuma 10:54

Binalarda depremin neden olduğu maddi zararlar ile deprem nedeniyle ortaya çıkan yangın, infilak, tsunami ve yer kayması sonucu oluşan zararlar da teminat altına alındı.



ANKARA - Afet Sigortaları Kanunu ile zorunlu deprem sigortasının kapsamı yeniden belirlendi. Buna göre, binalarda depremin neden olduğu maddi zararlar ile deprem nedeniyle ortaya çıkan yangın, infilak, dev dalga (tsunami) ve yer kayması sonucu oluşan zararlar da teminat altına alındı.
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu, 3 ay sonra yürürlüğe girmek üzere Resmi Gazete'de yayımlandı.
Kanunla binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem sigortası ile sigorta şirketlerince teminat verilemeyen veya teminat verilmesinde güçlükler bulunan çeşitli afetler ile riskler sonucu meydana gelebilecek maddi ve bedeni zararların karşılanmasını sağlamak amacıyla sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve esaslar yeniden belirlendi.
Tsunami, zorunlu deprem sigortası kapsamında
Afet Sigortaları Kanunu ile zorunlu deprem sigortasının kapsamı da yeniden belirlendi. Buna göre, binalarda depremin neden olduğu maddi zararlar ile deprem nedeniyle ortaya çıkan yangın, infilak, dev dalga (tsunami) ve yer kayması sonucu oluşan zararlar da teminat altına alındı.
Düzenlemeye göre, sunulacak sigorta ve reasürans teminatları bakanlık nezdinde kurulacak kamu tüzel kişiliğini haiz Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından verilecek. Kurum ile kanun kapsamında gerçekleştirilecek iş ve işlemler, KİT ve Fonların TBMM Tarafından Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, Sayıştay Kanunu, Harcırah Kanunu, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrolü Kanunu ile Kamu İhale Kanunu'na tabi olmayacak.
Kurumun teknik işleri ile işletmeye ilişkin iş ve işlemleri, yangın ve doğal afetler branşında ruhsatı bulunan sigorta veya reasürans şirketleri arasından Hazine Müsteşarlığınca belirlenecek bir şirket tarafından teknik işletici sıfatıyla yürütülecek.
Teminat Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından verilecek
Kanuna göre, zorunlu deprem sigortası teminatı Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından verilecek. Bu teminat, risk yönetimi açısından şartların gerekli kılması durumunda ve bakan tarafından uygun görülmesi halinde sigorta şirketleriyle müştereken verilebilecek.
Sigorta şirketlerince teminat verilmemesi durumunda deprem, sel, yer kayması, fırtına, dolu, don, çığ düşmesi ve benzeri doğal afetler için kamu yararı açısından gerekli görülmesi halinde sigortacılık ilkeleri gözetilerek Kurum tarafından sigorta veya reasürans teminatı verilebilecek. Kurum tarafından bu teminatların hangilerinin verileceği hususu, bakanın teklifiyle Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek.
Kurum tarafından üstlenilen riskler için ulusal ve uluslararası piyasalardan uygun koşullarda yeterli koruma sağlanamaması halinde, bakanın teklifiyle Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek kısmının uygun bir bedel karşılığında devlet tarafından taahhüt edilmesine karar verilebilecek.
Köylerdeki binalar kapsam dışında
Kat mülkiyeti kapsamında bağımız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilen binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle devlet tarafından yaptırılan veya sağlanan kredi ile yapılan meskenler, zorunlu deprem sigortasına tabi olacak.

Kamu hizmet binası olarak kullanılan binalar ve bağımsız bölümler, köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanlarca köy yerleşik binaları ve civarında ve mezralarda yapılan binalar ile kat mülkiyeti kapsamında olsalar dahi tamamı ikamet dışı amaçlarla kullanılan binalar da kapsam içinde değerlendirilmeyecek.
Su ve elektrik abonelik işlemlerinde zorunlu deprem sigortasının varlığı ilgili kuruluşça kontrol edilecek
Zorunlu deprem sigortasının kapsamına giren binalar ve bağımsız bölümlerle ilgili olarak yaptırılan su ve elektrik abonelik işlemlerinde zorunlu deprem sigortasının varlığı ilgili kuruluşça kontrol edilecek. Bu kontrol, gerektiği halde, Kurum tarafından elektronik ortamda sağlanan bilgi ve olanaklarla yapılabilecek.
Kurum, sigortanın yapılması ve düzenli olarak yenilenmesi için zorunu deprem sigortasının kapsamına giren bina ve sitelerin yönetimleri ile kontrol uygulamaları geliştirebilecek.
Malik veya intifa hakkı sahibi, binaların ve her bir bağımsız bölümün projeye aykırı olarak ve taşıyıcı sistemi olumsuz yönde etkileyecek şekilde tadil edilmesine veya zayıflatılmasına karşı gerekli önlemleri almakla yükümlü olacak. Malik veya intifa hakkı sahibi, hasarın projeye aykırı olarak ve taşıyıcı sistemi olumsuz yönde etkileyecek tadilat nedeniyle ortaya çıktığının tespit edilmesi durumunda, sigortadan tazminat alma hakkı kaybedecek.
Zorunlu deprem sigortasına ilişkin tarife ve talimatlar ile azami teminat tutarı, her yıl bakan tarafından belirlenecek
Zorunlu deprem sigortasına ilişkin tarife ve talimatlar ile azami teminat tutarı, her yıl Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu bakan tarafından belirlenecek ve Resmi Gazete'de yayımlanacak. Sigorta primlerinin tespitinde binanın yüzölçümü, inşaat türü ve kalitesi, binanın üzerinde bulunduğu arazinin zemin özellikleri; deprem riski ve benzeri hususlar değerlendirilecek.
Zorunlu deprem sigortası bulunan ve deprem nedeniyle hasar gören binalara ilişkin tazminat ödemesi, gerekli bilgi ve belgeler ile hasar tespitinin tamamlanmasını müteakip en geç 30 gün içinde ödenecek.
Zorunlu deprem sigortası kapsamındaki binalar için, kanun ve ilgili diğer mevzuattan doğan devlet konut kredisi açma ve bina yaptırma yükümlülükler, zorunlu deprem sigortası yaptırılmamış olmasının tespit edilmesiyle birlikte ortadan kalkacak.


Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı

17 Mayıs 2012 Perşembe

150 M2 den küçük evlere de %18 Vergi

Konutta yüksek zam kapıda!

Maliye, konutta uygulanan KDV sistemini topyekün değiştiren taslağa son şeklini verdi, Meclis’e göndermeye hazırlanıyor.

Güncelleme:16 Mayıs 2012 14:46
Konutta yüksek zam kapıda!
Gayrimenkul sektörünün korktuğu başına geliyor. Bir süredir Maliye’de konutta KDV sistemini silbaştan değiştirecek bir tasarı üzerinde çalışıldığı biliniyordu. Maliye yetkililerinden edinilen bilgiye göre, tasarıya son şekli verildi.

Tasarının en dikkat çekici yanı, artık 150 metrekareden daha küçük olsa da evlerin satışında yüzde 18’e varan ölçüde kademeli KDV uygulanacak olması.

Sektör çok endişeli

Mesela satışı yapılan ev İstanbul’un en lüks projelerinden birindeyse buradaki vergi, satılan konut isterse 40-50 metrekare olsun yüzde 18 olabilecek. Maliye’den bir yetkili durumu, “Son dönemde yapılan projelere bakıyoruz. Mesela Zorlu Center. Metrekaresi 9 bin dolar ile 18 bin dolar arasında değişen fiyatlarla ev satılıyor. Ancak evlerin büyüklükleri 100 metrekare civarında. 100 metrekarelik bir daireye 1.5 milyon dolar ödeniyor ancak Maliye KDV almıyor. Çünkü daha önce lüksün tanımı büyüklüğe göre yapılmış. O yüzden de 150 metrekarenin üzerindeki konutlardan yüzde 18 KDV alınır denmiş. Şimdi bu yanlıştan dönüyoruz. Bu yanlıştan dönmek için de Sapphire, Kanyon, Zorlu gibi lüks projelerin durumunu incelememiz gerekti” diye konuştu.

Ancak yeni KDV uygulaması sadece metrekare fiyatı 8-10 bin dolar arasında satılan lüks projeleri etkilemeyecek. Projenin bulunduğu bölgeye göre Maliye yeni bir vergi rayici belirleyecek. Dolayısıyla Halkalı, Beylikdüzü ya da Çekmeköy’de yapılan bir konut projesinde de vergi sistemi değişecek. Satılan evin büyüklüğü 75 metrekare de olsa Çekmeköy’deki projeden de yüzde 10 ile 18 arasında bir oranda vergi alınacak.

Maliye yetkilileri bölgelere ve arsa rayiçlerine göre KDV oran listesinin hazırlıklarının da devam ettiğini, listenin yakında ortaya çıkacağını söylediler. Emlak vergisinde ortayla çıkan farklı tarifenin bir benzerinin KDV için de oluşturulması bekleniyor.

Örneğin İstanbul 4 bölgeye ayrılacak ve KDV oranı birinci bölge için yüzde 18, ikinci bölge için yüzde 15, üçüncü bölge için yüzde 8 ve dördüncü bölge için yüzde 3 olarak uygulanacak. Oranlar ve bölgelerle ilgili son kararı ise Bakanlar Kurulu verecek. Söz konusu uygulamanın Ocak 2013’ten itibaren yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Bu KDV değişiklik çalışması konut sektöründe de ciddi telaş yaratmış vaziyette. Ekonomiyi soğutma önlemleri çerçevesinde kredi maliyetlerinin artırılması konut kredilerindeki maliyetleri de etkilemişti. Bu yüzden de bir süredir konut satışları istenen seviyede gitmiyordu. Satışların seyrinden mutlu olmayan, Nisan ve Mayıs aylarında da bekledikleri yüksek konut satış performansını gösteremeyen markalı konut üreticileri şimdi bir de bu maliyetlerin üzerine vergi maliyetinin eklenmesinden endişe duyuyor.

Markalı konut sektörünün önde gelen bir temsilcisi, “Bu vergi sistemi değiştiği anda konut fiyatlarına yüzde 17 civarı zam gelmesi kaçınılmaz. Zaten firmalar uzun süredir konutlara zam yapamıyor. Kâr marjlarından ciddi feragat ederek, müşteriye alternatifli ödeme imkanları sunarak satışları canlı tutmaya çalışıyordu. Abartmıyorum bazı firmalar kapıya kilit vurabilir” diye konuştu.

Bir başka konut üreticisi ise bölgeye göre farklı KDV uygulamasının haksızlıklara neden olmasından endişeli olduğunu söyledi. “Nasıl ki emlak vergisi için yapılan listede büyük haksızlıklar olduysa benzer bir adaletsizliğin KDV listesinde de ortaya çıkması olası. Listeler açıklandıktan sonra eminim çok büyük itirazlar olacak” diye konuştu.

Bir başka sektör temsilcisi ise söz konusu vergi artışının kayıtdışılığı azdıracağına dikkat çekti. “Konutun satış bedeli Maliye’ye düşük gösterilecektir” diyen konut üreticisi “Çünkü hiçkimse 100 lira iken bir evin fiyatı 118 lira ödemek istemeyecektir” diye devam etti.

Büyümenin motoruna fren konur..

Sektör temsilcileri hazırlıkları son aşamaya gelen yeni KDV uygulamasına yönelik endişelerini şu noktalarda ortaya koydular.

Bu durum sektörde büyük bir kaos yaratır. Kurumsallaşma adına adımlar atılırken kayıt dışılık hortlar. Alıcı ile satıcıyı usulsüzlüğe teşvik eder.

Şu an sektör üzerine ilave yük getirecek hiçbir değişikliği kaldıramaz, inşaatçılarla ilgili spekülasyonlar başlar, vatandaşın konut alım kararları etkilenebilir.

Mütekabiliyet değişikliği ile konut sektöründe bir ivme bekleyen ve umudunu buna bağlayan sektörde iflaslar ortaya çıkabilir.

İnşaat sektörü sonuçta büyümenin motoru. Türkiye son yıllarda dünya rekorları kırarak büyüdüyse bunda inşaat sektörünün çok büyük payı oldu. İnşaat sektörü istihdamın artmasında da en büyük payı aldı. Vergisel düzenleme orta ve uzun vadede genel bütçeyi olumsuz etkileyen sonuçlar doğuracaktır.

Bir kentsel dönüşümden sözederken müteahhitlerin mali gücünü etkileyecek böyle bir uygulama, kentsel dönüşüm takvimine de büyük sekte vurur. Hiç kimse yeni fırsatlara bakamaz. Çünkü büyük firmaların elinde kaynak kalmaz.

Uygulamada çarpıklık var ama...

Mevcut uygulamaya göre metrekaresi 18 bin dolara kadar çıkan Zorlu Center’da bir daire satın altığınızda sadece yüzde 1 KDV ödüyorsunuz. Zira Zorlu Center’da ortalama daire büyüklükleri 100 metrekare. Oysa Bağcılar da 160 metrekarelik bir ev satın aldığınızda yüzde 18 KDV ödüyorsunuz. Maliye bu çarpıklığı dikkate alarak, bölgesel ve projeye göre farklı KDV uygulamasına geçme kararı aldı. Evin büyüklüğü ne olursa olsun, inşaat bölgesi, projenin değeri vergi oranını belirleyecek... Maliye elemanları, 2B rayiçleri belirlenirken alıcı kılığında bölgeleri tek tek gezmiş ve piyasa şartlarına uygun bir değer ortaya koymuştu. Benzer bir taramanın KDV oranları belirlenirken de yapıldığı öğrenildi. (Vatan)


Bu düzenlemeye ilişkin yorumum şudur: Düzenleme hakkaniyetli ve ev satın alacaklara makul bir süre verilerek yapılmalıdır, aniden ortaya çıkacak bu artış miktarı piyasa üzerinde ciddi bir gemleme etkisi yaratır, özellikle gelir düzeyi düşük insanlar zor durumda kalırlar, ayrıca eski sistemin daha küçük ev almak konusunda bir yönlendirmesi vardı şimdi bu teşvik de ortadan kalkacaktır.


Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Kat Mülkiyetine İlişkin Mevzuat Değişikliği

Kat malikleri dikkat!


15 Mayıs 2012 Salı 22:05

Son Güncelleme: 08:16

Bina cephelerinde değişiklik ve yenileme kararları kat maliklerinin nitelikli çoğunluğunun oyuyla değil, arsa payı çoğunluğuyla verecekleri karara göre yapılacak.




ANKARA - Bina cephelerinde değişiklik ve yenileme kararları kat maliklerinin nitelikli çoğunluğunun oyuyla değil, arsa payı çoğunluğuyla verecekleri karara göre yapılacak.

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, afet riski altındaki alanların dönüştürülmesine ilişkin tasarının 17. maddesi üzerinde AK Parti önerge verdi.

Kabul edilen önergeyle, "bina cephelerinde yenileme yapmak için kat maliklerinin nitelikli çoğunluğunun oyu gerektiğinden yenileme yapılmasının imkansız olması nedeniyle" değişiklik yapıldı. Buna göre, bina cephelerinde değişiklik ve yenileme kararları ile özel aydınlatma ve çevre tanzimi çalışmaları kat maliklerinin nitelikli çoğunluğunun oyuyla değil, arsa payı çoğunluğuyla verecekleri karara göre yapılacak.

Belediye meclislerinin salt çoğunluk ile alacağı kararla, masrafların tamamı veya bir kısmı belediye bütçesinden karşılanmak kaydıyla, kentin uygun görülen alanlarında bina cephelerinde değişiklik, yenileme, özel aydınlatma ve çevre tanzimi çalışmaları yapılabilecek. Cephe değişikliği yapılacak binalarda telif hakkı sahibine, talep etmesi halinde telif hakkı ödenecek.

Tasarıda, kentsel dönüşüm alanlarında yıkılan ibadethane ve yurtların yerine yenilerinin yapılmasında hukuki sorunlar yaşanması nedeniyle de değişikliğe gidildi. Buna göre, büyükşehir belediyeleri kentsel dönüşüm alanı ilan edilen yerler ile yenileme alanı ilan edilen alanlarda, kamu kurum ve kuruluşlarıyla protokol yaparak, yıkılan ibadethane ve yurtların yerine veya ihtiyaç duyulan yerlerde ibadethane ve yurt yapabilecek.

TBMM Başkanvekili Meral Akşener, tasarının 2. bölümü üzerinde 3 grubun konuşma yapmasının ardından çalışma süresinin dolması nedeniyle, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.


Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı

15 Mayıs 2012 Salı

Bu Çağrıya Kulak Verin, İşin Temeli Bu, Niye Erteleme?

Koçoğlu: "Çok canlar yanmasın diye uyarıyorum"



Aysel Alp / hurriyet.com.tr
15 Mayıs 2012


Depreme dayanıklı binalarda 'usta' isyanı

Türkiye bir yanda depreme dayanıksız binaları yıkmak için kentsel dönüşüm yasası çıkarırken, bir yandan da inşaat yapımında eğitimli işçi kullanma şartını 5 yıl daha öteledi. Bu çarpık düzenleme Türkiye İnşaat Sanayicileri İşverenleri Sendikası (İNTES) Başkanı Şükrü Koçoğlu'nu isyan ettirdi.




Koçoğlu, "Çok canlar yanmasın, diye uyarıyorum. İnşaata koydukları tuğlayla, döşedikleri demirle bir inşaatın kalbini oluşturan, kalıpçı, betonarme demircisi, betoncu ve iskelecide yeterlilik şartı aramak lüks değildir. Gerekliliktir. Bir betonarme demircisinin yapacağı hatanın bedelini onlarca masum insan canıyla ödeyebilir" dedi.

Koçoğlu, yaptığı yazılı açıklamada İNTES olarak kentsel dönüşüm seferberliğine hakkıyla katkı vermek için sektör olarak hummalı bir çalışma yaptıklarını belirtti.
Ancak Koçoğlu, 2010 yılında çıkan yönetmelikle 1 Ocak 2012 tarihinden itibaren inşaat ve tesisat işlerinde yetki belgeli usta çalıştırılması zorunluluğu getirildiğini anımsattı.
Eğitimli ve belgeli usta, kavramının İNTES için yeni olmadığını vurgulayan Koçoğlu, 2004 yılında Yol-İş Sendikası ile birlikte Türkiye'de ilk kez başlattıkları uygulamayla binlerce inşaat işçisini eğittiklerini söyledi.

6 BİN İŞÇİ SINAVA GİRDİ
Meslek standartları konusunda da öncülük yaptıklarına dikkat çeken Koçoğlu, "İnşaat sektöründe meslek standartlar sistemini kurmakla görevlendirildik ve Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi’ni kurduk. Bu merkezde bugüne kadar 6 bini aşkın işçinin mesleki yeterliliğini ölçmeye yönelik sınavı başarıyla gerçekleştirdik. Yüzlerce mühendis, usta,
formenlerle, 20-30 kişilik teknik ekipler kurarak, akademik bilgiyi de yanımıza alarak üniversitelerle beraber çalıştık. 250 kuruluşa görüş sorduk, inşaat komitesiyle aylarca çalıştık. Bu sistemi kurduk" dedi.
Kurdukları mesleki yeterlilik ve meslek standartları sisteminin 5 Ocak 2012 tarihinde Türk Akreditasyon Kurumu tarafından akredite edildiğini anlatan Koçoğlu, bugüne kadar ahşap kalıpçı, betonarme demircisi, endüstriyel boru montajcısı gibi bir inşaatın ömrünü belirleyen ana alanlarda yeterliliklerin onaylandığını söyledi. Önümüzdeki günlerde yeterlilikleri onaylanan meslek sayısının 20’ye çıkacağını vurgulayan Koçoğlu, "Kısacası sektörümüzün geleceğini şekillendirecek olan “standartları belirlenmiş meslekler” ve ”eğitimli, belgeli çalışanları” önemsiyoruz. Bu uygulamaları daha geniş alanlara yayabilmek için de, gecemize gündüzümüze katarak çalışıyoruz. Bunu herhangi bir karşılık beklemeden, ülkemize karşı bir sorumluluğumuz olarak yapıyoruz" dedi.
"ÇOK CANLAR YANMASIN DİYE UYARIYORUM"
Ancak tüm bu heyecan ve emekle altyapısı kurulmaya çalışılan, inşaatta-tesisatta “belgeli işçi çalıştırma” zorunluluğunun geçtiğimiz aylarda bir sabah Resmi Gazete’de yayımlanan tek cümleyle esnetildiğini söyledi. Koçoğlu, "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından getirilen bir düzenlemeyle, müteahhitten veya Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alınacak bir yazı ile 2017 yılına kadar geçici ustalık belgesi alınmasının yolu açıldı. Biz “belgeli usta” çalıştırmanın altyapısal anlamda gerektirdiği yoğun mesai ve zorlukların farkındayız. Ama “depreme dayanıklı konutlarda” güvenle oturabilmek istiyorsak, bu sistem şart. Elbette ki, altyapısı kurulana kadar sıvacı, boyacı, seramikçi gibi konut estetiği alanlarında çalışanlarda, yeterlilik testi ve belge aranması uygulamasında esnekliğe gidilebilir. Ancak, inşaata koydukları tuğlayla, döşedikleri demirle bir inşaatın kalbini oluşturan, kalıpçı, betonarme demircisi, betoncu ve iskelecide yeterlilik koşullarını aramak lüks değil; gerekliliktir. Bir inşaatın sıvası döküldüğünde, can yakmadan telafi etme şansı olabilir, ama bir betonarme demircisinin yapacağı hatanın bedelini onlarca masum insan canıyla ödeyebilir" dedi.
KENTSEL DÖNÜŞÜM KİME EMANET
"Bir müteahhitten alacağı yazıyla, 5 yıllık bir süre için geçici ustalık belgesi almak; belgesiz yetersizlerden, belgeli yetersizler, dönemine geçmek demektir. Türkiye’yi depreme dayanıklı konutlarla donatacak olan “kentsel dönüşüm” çalışmalarını kime emanet etmemiz gerektiğini, tüm Türkiye olarak bir kez daha düşünmemiz gerekiyor" sözleriyle uyarısına devam etti.
İNTES olarak sektörde kalitenin ve can güvenliği standartlarının 5 yıl süreyle ertelenmesini istemediklerini tekrarlayan Koçoğlu, "Biz, insan canına verilen önemin 5 yıl daha ertelenmesinin, telafisi zor kayıplar verebileceği konusunda herkesi uyarmak istiyoruz. İnşaat işçisine sınavsız, eğitimsiz geçici belge uygulamasının gözden geçirilmesini istiyoruz. En azından taşıyıcı sistemi yapan işçilere eğitim ve belge şartı getirilmeli, diye düşünüyoruz." dedi.



Bu konuya benim yorumum şudur:

Hep erteledik, erteliyoruz, işimize gelmeyince değiştiriyoruz, böyle yapa yapa çarpa çarpa ilerliyoruz, usta işi bilmeyince, üstü kapandıktan sonra mühendis neyi nasıl tespit etsin, işin anahtarı, gelişmişliğin anahtarı burda, yapmayın ertelemeyin, tepki gösterin ertelenmesin.

Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı

10 Mayıs 2012 Perşembe

Evlerinizi Fırsatçılara Ucuza Kaptırmayın

Ev satan yok fiyatlar uçuyor

Kentsel dönüşüm, 2B ve mütekabiliyet nedeniyle ev sahipleri satışlardan vazgeçti. Fiyatlar tırmanışa geçerken lüks semtlerde de dar gelirli semtlerde de kimse ev satmaya yanaşmıyor


Ev satan yok fiyatlar uçuyor
Kentsel dönüşüm, 2B ve mütekabiliyet gibi yasalar nedeniyle artan konut fiyatları, ikinci el piyasasını durma noktasına getirdi. İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiye'de eski konut stokunun bulunduğu bölgelerdeki ikinci el konut fiyatları önce yükseldi, ardından ev sahipleri satılık ilanlarını camlarından çıkarmaya başladı. İstanbul'da eski konut stokunun olduğu merkezi bölgeler ile kentsel dönüşümün gerçekleşeceği ilçelerdeki emlakçılar, daha önce evini satmak isteyenlerin şu anda bekleme pozisyonuna geçtiğini söyledi. Emlakçılar "İstanbul'un her yerinde eski binalarda oturanlar dairesini ya da arazisini satmıyor, büyük müteahhitlere vermek için bekliyor. Bekledikçe daha çok değerleneceğini düşünüyorlar. İkinci el piyasası tamamen durdu" diyor.
FİYATLAR EŞİTLENDİ
Beşiktaş, Etiler ve Ulus bölgesinde çalışan Century 21 Home Gayrimenkul'ün yatırım uzmanı Aysun Azak, "Bölgede yeni proje yapılacak arazi olmaması ev sahiplerinin beklentilerini artırdı ve fiyatları yükseltti. Kentsel dönüşümün kendi bölgelerine de geleceğini düşünerek evlerini satmak istemiyorlar. Bu da ev almak isteyenleri yeni konutların yapıldığı bölgelere yönlendirdi" dedi. Azak, geçen hafta 2B Yasası'nın çıkmasının ardından Sarıyer'de arazi ve konut fiyatlarının bir haftada yüzde 15 arttığına da dikkat çekti. Azak, proje geliştirecek yeni arazilerin olmadığı bazı semtlerde sıfır ve ikinci el konut fiyatlarının eşitlendiğini de sözlerine ekledi.
100 M2'LİK YERE¨ 1 TRİLYON İSTEYEN VAR
Sadece merkezi bölgeler değil kentsel dönüşümün gerçekleşeceği bölgelerde de durum aynı. Fikirtepe bölgesinde emlakçılık yapan Remax ofisi brokerı Aleks Mesropyan, "80-100 metrekarelik yerler için 1 trilyon lira isteyenler var. Bu rakamların mümkün olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. 'O zaman satmıyorum. Bu kadar bekledik, biraz daha bekleyelim' diyorlar" dedi. Yine kentsel dönüşümün gerçekleşeceği bölgelerden Maltepe'deki Realty World ofisi temsilcisi Çetin Çınar ise "Burası eski bir yerleşim olduğu için herkes 'bekleyelim, daha çok para eder' düşüncesi içinde. Kimse evini satmaya yanaşmıyor. Ev sahipleri müteahhitlerin önerdiği yüzde 50-60 gibi rakamları kabul etmiyor. Yüzde 80-90 istiyor. Bunun mümkün olmadığını anlatamıyoruz" diye konuştu.

AFET YASASINI BEKLİYORLAR
İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) ve Teknik Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Durbakayım ise satışların durmasının en önemli nedeninin ev sahiplerinin Afet Yasası'nı beklemesi olduğunu söyledi. Durbakayım, "Mevcut durumda kentsel dönüşüm kapsamında ev sahibi evini satmak istese de apartmandan biri karşı çıktığında anlaşma sağlanamıyor. Afet Yasası'yla ise 3'te 2 çoğunluğun onayı kabul edilecek. Ev sahipleri de "Şimdi satmayayım. Yasa çıkınca müteahhitle anlaşma sağlarız' diye düşünüyor" dedi.

2. ELİ PAHALI BULAN SIFIRA YÖNELİYOR
İkinci el konutlarda yaşanan fiyat artışı ve durgunluk ev satın almak isteyenleri sıfır ve markalı konutlara yönlendiriyor. Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dumankaya, "Ev sahiplerinde bir beklenti oluşmuş olabilir. Kentsel dönüşüm alanı içindeyse yeni bir daire ya da daha fazla metrekare alabileceğini düşünerek satmıyorlar. Mütekabiliyet, 2B gibi yasalar da fiyat artışlarını beraberinde getiriyor. İnsanlar ikinci el bulamayınca ya da fiyat yüksek gelince sıfır konuta yöneliyor. Şimdilik satışlarımız normal. Ama bu durum önümüzdeki günlerde satış ofislerimize yansıyabilir" dedi.



Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı

8 Mayıs 2012 Salı

Sıfır Ev Vergileri Ne Olacak Konusu?

http://webtv.hurriyet.com.tr/PiyasanetTv/Roportaj/31986/0/eve-‘temelden-girenlere-hayati-uyarilar.aspx

Yukarıdaki linki iyice inceleyin, sıfır ev vergisi ile ilgili daha önce size duyurduğum %1 %18 konusunu anlatıyor.

Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı

5 Mayıs 2012 Cumartesi

Sitelerde Uzlaşma İhtiyacı

İsmini vermeyeyim, Göktürk bölgesindeki bir sitede yönetim planına inşaat şirketinin kat mülkiyeti kanununa aykırı ve kendi lehine olan hususlar koyması sebebiyle çok ciddi bir gerginlik hasıl oldu.
İki temel görüş belirdi ev sahiplerinde; birinci grup hemen dava açalım dedi, ikinci grup ise önce uzlaşmaya çalışalım sonra gerekirse dava açarız dedi, tabi burada yasal sürelerin kaçırılmaması da önem arzediyordu.
Önce inşaat şirketi diretti ancak ev sahiplerinin kararlı ve birlikte olgun ve uzlaşıcı hareketi üzerine uzun müzakereler sonucunda orta yol bulundu.
Bunu neden mi anlattım, bence çok önemli bir örnek eğer hemen dava yoluna gidilse idi, bu sefer inşaat şirketi işlerden elini çekecek ve ortada doldurulamaz bir boşluk doğacaktı. Ayrıca aidatların toplanması imkansızlaşacak, bu sebeple site hayatı ciddi sıkıntıya girecek sorun büyüdükçe büyüyecekti.
Her şeyin bir çözümü aranır, önce akıl ve sakin yaklaşım lazım, sonrası bence doğru yöne götürülebilir.

Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı

1 Mayıs 2012 Salı

Merkezi Sistem Isınanlar Dikkat

Pay ölçer taktırmak için 2 mayıs 2012 son gün;

- Yöneticiler 1600 TL ceza yiyebilirsiniz
- Sakinler aidat ödememe hakkınız doğacak