31 Temmuz 2012 Salı

Mütekabiyet Yasası İle ilgili Haber

'Mütekabiliyet' gecikti 3 milyar dolarlık satış zor!


31 Temmuz 2012 Salı 07:24

Geçtiğimiz mayıs ayında çıkan Mütekabiliyet Yasası kapsamında yabancıya 3 milyar dolarlık satış bekleyen gayrimenkulcüler yasayla ilgili yönetmeliğin bir türlü Bakanlar Kurulu'ndan geçmemesi nedeniyle sıkıntılı.


Leyla İLHAN
İSTANBUL - Geçtiğimiz mayıs ayında çıkan Mütekabiliyet Yasası kapsamında yabancıya 3 milyar dolarlık satış bekleyen gayrimenkulcüler yasayla ilgili yönetmeliğin bir türlü Bakanlar Kurulu'ndan geçmemesi nedeniyle hayal kırıklığına uğradı. Yönetmeliğin bu kadar gecikmesinin yabancı alıcıları tedirgin ettiğini söyleyen sektör temsilcileri, 3 milyar dolar hedefinin gerçekleşmesinin zor olduğunu kaydetti. Sürecin bu kadar uzamasına neden olarak da haftada bir gün toplanan Bakanlar Kurulu'nun Suriye kaynaklı dış gündem yoğunluğunun rol oynaması gösterildi. Mayıs ayında çıkan yasayla yabancıya mülk satışının önünün açıldığını ifade eden GYODER Başkanı Işık Gökkaya, "Yasaya kadar olan süreçte 9 bin 500 tane konut satıldı. O tarihten sonra ise hiç satış yapamadık. Tapu daireleri karşılıklılık esasına göre yeni eklenen ülkeler dışında daha önce satış yapılan ülkelere de satış yapılamıyor.Ortalama 2.5 milyar dolardan Bu yıl içinde 3 milyar dolar gibi bir beklentimiz vardı. Bu hedef şimdi biraz zor gözüküyor. 2013 yılında ise 5 milyar dolara çıkacağını bekliyorduk. İnsanlar daire alacak fakat tapu devri yapılamıyor." dedi
"Alternatif ülkeler gündeme geldi"
Ottoman ve Berggruen fonlarının yöneticisi Ali Pamir, yasayla ilgili iki konuda sıkıntı olduğunu belirterek, bunlardan birinin uygulama detaylarının bilinmemesi olduğunu söyledi. Müşterilerin ev alma kararlarını ertelediğini aktaran Pamir, "Yabancılar ev satın alma konusunda sıkıntı yaşamadıkları bir ülkeye gittiklerinde bir daha Türkiye'ye dönmüyorlar"dedi.Ellerinde yabancılara Bodrum Gümüşlük'de 114 evden oluşan bir proje ile Alanya'da sattıkları projeleri olduğunu aktaran Pamir, "Alanya'daki proje elimizde kalan 110 daireden oluşuyor. Bu yasadan dolayı tapu verilmediği için bizde satış yapamıyoruz" diye konuştu. Gecikmenin eylül ayına denk gelmesinin de büyük talihsizlik olarak değerlendiren Pamir, "Belli bir sayıdaki alıcıyı kaybettiğimiz kesin. alternatif olarak ve Akdeniz ülkelerine gittiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
6 ayı geçmediği için sektörde panik yok
Riverside Resort Alanya Proje Müdürü Oya Aydın ise, projelerinin hem Türklere hem de yabancılara yönelik olduğunu belirterek, yasanın gecikmesi nedeniyle satışların yüzde 50 azaldığını söyledi. Özellikle yabancıya mülk satışının kalbi durumunda olan Alanya'da henüz bir panik oluşmadığını kaydeden Aydın, "Daha önceki yıllarda 6 aya varan bir süre durunca panik oluşmuştu. Ancak şimdi yasa çıkmış, sadece yönetmelik bekleniyor. Ve yönetmeliğin eylül-ekim gibi çıkması bekleniyor. Bu nedenle bir panik oluşmadı" değerlemesini yaptı.

25 Temmuz 2012 Çarşamba

Kentsel Dönüşüm Alanında Evi Olanlar-Dolandırıcılığa Dikkat

Bu dolandırıcılığa dikkat!

Mahalle mahalle dolaşan bazı müteahhitler, vatandaşları bu sözlerle kandırıyor


Bu dolandırıcılığa dikkat! Mahalle mahalle dolaşan bazı müteahhitlerin 'kentsel dönüşüm için bize yetki verildi' diyerek, bazı vatandaşlardan zorla tapularını almaya çalıştığı kaydedildi

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri, söz konusu bölgelerde oturan vatandaşların bu tür sözlere itibar etmemesi gerektiğini belirterek, "Yetki sadece ilgili belediye ile Bakanlık ve Toplu Konut İdaresi'nde." uyarısında bulundu.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kentsel dönüşüm kapsamında 8 milyon konutu elden geçirmeyi planlarken, yasal sürecin tamamlanmasıyla birlikte dolandırıcılar da türemeye başladı. Bakanlık yetkilileri mahalle mahalle dolaşan bazı müteahhitlerin vatandaşın tapusunu tehdit ederek almaya çalıştığını söyledi. Vatandaşın kapısını çalan bazı dolandırıcıların "Bakanlıktan yetki aldık. Bize tabi olun. Yoksa Bakanlık sizin evlerinizi yıkıp kapı dışarı edecek." dedikleri öğrenildi.

Bugüne kadar yetki verilmiş özel bir firma olmadığına dikkat çeken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, sektördeki bazı firmaların suç işleyerek vatandaşı kandırmak için çaba harcadığını kaydetti. Üst düzey yetkili, "Bu konuda yetki sadece belediyelerde, Bakanlıkta ve Toplu Konut İdaresi'nde (TOKİ).

Bazı açıkgözler ortaya çıkmış. Vatandaşın bu tarz sözlere itibar etmemesi lazım. Bilgilerin resmi kanaldan alınması gerekiyor. Bu durumda hemen bize ulaşsınlar." dedi.

Anlaşma yoluna giderek müteahhitlerin vatandaştan vekalet alabileceğini aktaran aynı yetkili, hak sahiplerinin tehdit edilmesinin doğru olmadığını söyledi. Bu yönteme başvuranlara kamu adına işlem yaptıkları gerekçesiyle ceza kanununa göre yaptırım uygulanacağını kaydetti.

400 milyar doları bulacak kentsel dönüşüme ilişkin yasal süreç tamamlandı. 7-8 milyon konutun elden geçirilmesi planlanırken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vatandaşın bilgilendirilmesi amacıyla Türkiye'nin farklı bölgelerine ofisler kuracak.

Öncelikle riskli alanlar tespit edilecek. Riskli alanlar can ve mal kaybına yol açma ihtimali yüksek olan alanlar olarak belirlenecek. Belediyeler ve il özel idareleri belirledikleri alanlara ait taleplerini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na gönderecek. Bakanlık gerekli incelemeden sonra talepleri Bakanlar Kurulu'na sunacak. Bakanlar Kurulu onayladıktan sonra talepler Resmî Gazete'de yayımlanacak.

Tespit edilen riskli alanlardaki yapılar yapı denetim firmaları, üniversiteler, belediye laboratuvarlarınca incelemeye alınacak. Yaşadığı binaya ilişkin tereddüdü olanlar konutlarının riskli olup olmadığını lisans alan kuruluşlara yaptırabilecek. Belediyelerin yanı sıra lisanslandırılmış üniversite ve odalardan da binaların riskli olup olmadığı öğrenilebilecek. Bugün itibarıyla Fatih Üniversitesi ve Kültür Üniversitesi lisanslandırılırken, Uludağ Üniversitesi'nin de başvurusu bulunuyor.

Ekonomi yönetimi kentsel dönüşüme ilişkin anlaşma sağlayan hak sahiplerine kira yardımında bulunacak. Riskli binaların yıkılmasında sürecin uzamaması için üçte iki çoğunluğun kararı geçerli olacak. Çoğunluğun kararına katılmayan mülk sahiplerinin arsa payları anlaşma sağlayan paydaşlara açık artırma ile satılacak. Satılmayan paylar bakanlıkça bedeli ödenmek suretiyle Hazine adına tescil edilecek.

Binalar yıkılmadan hak sahipleri ile anlaşma yoluna gidilebilecek. Uygulamanın ne şekilde yapılacağına da bu anlaşma ile karar verilecek. Belediyeler ya da TOKİ tarafından hazırlanarak Bakanlıkça onaylanacak kentsel tasarım projeleri üzerinden anlaşma sağlanacak ya da vatandaşlara verilecek konutlar üzerinden anlaşma sağlanacak. Tahliye edilen yıkılan ya da yeri kamulaştırılan hak sahipleri ya da kiracılara konut, işyeri, arsa, kredi veya konut sertifikası verilecek.

20 Temmuz 2012 Cuma

Sitelerin Güvenlik Hizmeti Satın Almalarında Sigorta ve Vergi Ödemelerine Dikkat Etmesi Gerekir

Siteler genellikle güvenlik vb. hizmetlerini şirketlere ihale ediyorlar ve şirketin uygulamaları ile ilgilenmeme yolunu tercih ediyorlar ancak çalışanın sigorta ve maaş ödemelerinin yapıldığından ve yasaya uygun yapıldığından emin olacak şekilde şirketi kontrol etmeleri, hem işin verimliliği hem etik zemin ve hem de hukuki anlamda doğru bir yaklaşım olacaktır.

Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı
avukaterdalavci@gmail.com

Ev Alırken Deprem Riskine Dikkat Edelim Lütfen

'Ölüm ovası'na konut furyası

20/07/2012 2:00
Yazı Boyutu
Büyük
Küçük

Yalova'da tartışmalı olarak imara açılan ve depremde binlerce can alan bataklık ovaya önce TOKİ girdi ardından yüzlerce yeni bina yapıldı.

'Ölüm ovası'na konut furyası
TOKİ 2006 yılında Hacı Mehmet Ovası nda inşaata başlayınca arkası geldi. Belediye kat iznini arttırdı, birçok inşaat şirketi bölgeyi şantiyeye çevirdi. Fotoğraf: İDRİS EMEN
YALOVA- 17 Ağustos 1999 Büyük Marmara Depremi’nde en fazla binanın yıkıldığı yer olan Hacı Mehmet Ovası’na önce TOKİ’nin girmesi ardından yüzlerce konut inşa edilmesi tartışma yarattı. Afet İşleri Genel Müdürlüğü 2 bine yakın insanın enkaz altında yaşamını yitirdiği için ‘ölüm ovası’ olarak adlandırılan bölgeye Önlem Şartlı Alan statüsünde iki kat sınırı getirmişti. Ancak TOKİ 2006 yılında kendi imar planını yaparak ovaya dört katlı konutlar inşa etmeye başladı. 2008 yılında 1152 konut tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. TOKİ inşaatı tamamlandıktan sonra bölge, inşaat sektörünün gözdesi haline geldi. Belediye bölgeyi yatırımcılara cazip kılmak için iki değişiklik daha yaptı: Kat izni ikiden üçe çıkartıldı ve imar planlarında ova ‘düşük yoğunluk’tan ‘orta yoğunluklu’ konut alanına çıkartıldı. Bu şekilde ölüm ovası adım adım şantiyeye döndü. “Ev alacak olsam TOKİ’yi tercih ederim” diyen Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan bile TOKİ’nin depremde yerle bir olan alana binlerce konut yapmasını eleştirerek “Yapılana akıl erdirmek mümkün değil” diyor.
Ova adeta 1980’lerde yaşadıklarının tekrarını yaşıyor. 1986’da uzun tartışmalar sonunda belediye meclisinin kararıyla bataklık doldurulmuş ve ova imara açılmıştı. Müteahhitlerden büyük ilgi gören arazi, kısa zamanda beş katlı lüks blokların yükseldiği bir toplu konut alanı haline gelmişti. Depremin en çok tartışılan yeri haline gelen ‘ölüm ovası’nda Mesa 1 ve Mesa 2 isimli lüks siteler çökünce 100’e yakın kişi ölmüştü. 99 depreminde ovanın tamamında 1000 ile 2 bin arasında insan enkaz altında kalmıştı.
Depremden 10 yıl sonra Yalova Belediyesi bölgede kat yüksekliğini üçe çıkardı. 2010’da büyük ölçekteki 1/25000’lik planı değiştirme şartı gözetilmeden usulsüz bir şekilde küçük ölçekli 1/1000 ve 1/5000’lik imar planlarında ova ‘düşük yoğunluk’tan ‘orta yoğunluklu’ konut alanına dönüştürüldü.
2011’de ise ova, 1/25000’lik üst ölçekli planda da Belediye ve İl Meclisi’nin onayıyla ‘orta yoğunluklu’ konut alanına dönüştürüldü.

Belediye: Rantabl değildi
Yalova Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Özsümer, şantiyeye dönüşen ovadaki şantiye görünümünü “Depremden beri kullanılmıyordu, insanların yürümeye bile çekindiği bir alandı. Şu an Yalova’nın en hızlı gelişen mahallesi” diye övüyor:
“Düşük yoğunluk ve iki kat kısıtlaması buraya yatırımcının girmesini engelliyordu, rantabl değildi. Kimse el atmıyordu. 2009’da burada sadece TOKİ vardı, konutlarda yaklaşık 3000 kişi oturuyordu. Ardından da inşaat sektörü bölgeye geldi. Tahminimce nüfus o zamandan beri yüzde 50 artmıştır. Burada üçer katlı, tabana yayılmış, gayet güzel yapılar oluştu. Kafamıza göre bir şey yapma şansımız yok. Bize göre burada yapılması gerekeni yaptık.”
Şehir plancısı Mehmet Gürel ise yoğunlukta yapılan değişikliği şöyle özetliyor: “Eskiden bir villa yapabiliyordunuz, şimdiyse altı daireli bir apartman.”
“Yine aynı filmi izliyoruz” diyen Yalova’daki mimar, mühendis ve jeologların hem arazinin yapılaşması hem de TOKİ inşaatlarının kalitesiyle ilgili ciddi endişeleri var.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yalova Temsilcisi Özgür Bayraktar: “Burası bataklık. Zemin diye bir şey yok. 99 depreminde bu ovanın yüzde 80-90’ı yıkılmıştı. İmara açılması çok büyük hata. Türkiye’de yapı denetimi zaten bir muamma. TOKİ de kanun gereği kendi ruhsatını kendi alıyor, yapı denetimi ciddi bir soru işareti.”

Ahmet Ercan: Yeşil alan olarak kalmalıydı
Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Ahmet Ercan: “Bir ev alacak olsam, TOKİ’den alırım” demiş ve sonra “Yalova hariç” diye eklemişti. Ercan, TOKİ’nin bölgedeki yapılaşmasını eleştirerek şöyle konuştu: “Afet yaşayan bölgenin yapı yasaklı alan olarak tanımlanması gerekli. 1985’te yemiş ağaçlarıyla dolu bu bölge, 1987’de yapılaşmaya açıldı, Gölcük depremiyle yerle bir oldu. Ova yapı yasaklı alan olmalı ve eğlence, yeşil alan olarak kullanılmalı.”
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yalova Temsilcisi Mahmut Renkler: “Ova, eski Safran Deresi’nin çevresi, o alüvyonlarla oluşmuş bir zemin. Çok yumuşak bir yapısı olduğu için burada yapılacak inşaatın maliyeti, sağlam zemine yapılacak maliyetin belki dört-beş katı. Ayrıca TOKİ konutlarını 2006’da temeller atılırken inceledik, zemin çalışmalarını yeterli görmedik. Malzeme eksik kullanıldı, temel dolgusundaki demir neredeyse yarı yarıya eksildi. Malzemeden çaldılar. Bunları TOKİ’ye ilettik.”
Eski Belediye Meclisi üyelerinden Ergüder Falay: “Ben burasının düşük yoğunlukta kalmasını hep talep ettim. İnşaat yapılır ama maliyeti çok yüksek olur. Kazıyorsunuz, midye kabukları çıkıyor, 25-30 metre sonrası da bataklık zaten. TOKİ örnek teşkil edince il merkezi buraya doğru kaydı.”

TOKİ: 11 metre kazıklı temeller üstüne yaptık
TOKİ, ölüm ovasına yapılan inşaatlarla ilgili açıklamasında binaları çok sağlam yaptıklarını belirterek şöyle dedi:
“Hacı Mehmet Ovası eski Safran Deresi’nin çevresi, alüvyonlarla oluşmuş bir zemin. ‘Çok yumuşak bir yapısı olduğu için burada yapılacak inşaatın maliyeti, sağlam zemine yapılacak maliyetin belki dört-beş katı’ iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. TOKİ ‘Yalova 2. Bölge 1152 adet konut genel ve ada içi altyapı ile çevre düzenlemesi inşaatı işi’nde bodrum + zemin + iki kat ve bodrum + zemin + üç katlı bloklar yapmıştır. İdaremizce Yalova 2. bölgede, bodrum + zemin + üç kat inşa edilen bloklar 65 santimetre çapında, 11 metre boyunda fore kazıklı derin temellere taşıtılmıştır. Bodrum + zemin + iki katlı bloklarda ise temel altı yükünü düzgün dağıtmak amacıyla 30 – 50 santimetre kalınlığında elek üstü malzemenin serilip, sıkıştırılması ile zemin iyileştirmesi gerçekleştirilmiştir. Bodrum + zemin + üç katlı bloklarda kullanılan 11 metre boyunda, 65 santimetre çapında fore kazıklı sistemin inşaat maliyetini artış oranı yüzde 10’u dahi bulmamaktadır. Bodrum + zemin + 2 katlı bloklarda yapılan maliyetin artış oranı da yüzde 2’yi geçmemektedir.”

TMMOB: Neden buraya konut inşa edilemez?
TMMOB Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi, ovada kat yoğunluğunu arttıran 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliği’nin iptali için açtığı ve halen devam eden davada TOKİ’nin konutlarına şu gerekçelerle karşı çıkmıştı:
17 Ağustos 1999 yılında yaşanan depremde büyük hasar görmüş ve can kaybı yaşanmış bu bölgede yapılacak yoğunluk artışında jeolojik etütlerin yapılması önem arz etmektedir, fakat onaylanan plan değişikliğine ilişkin jeolojik etüt raporu dikkate alınmamıştır.
Bu bölgede yoğunluk artışı yapılması, bölgenin fay hattı üzerinde yer alması sebebiyle her koşulda yanlış bir uygulamadır.
Bilimsel ve teknik bir gerekçe bulunmadığı gibi kamu yararı içeren bir uygulama da söz konusu değildir.

YARIN: AVCILAR’DA AĞIR HASARLI BİNALARDA HAYAT

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Ev Sahipleri ve Kiracılar Dikkat-Zorunlu Deprem Sigortası

Milyonlarca kiracıyı ilgilendiren haber


Milyonlarca kiracıyı ilgilendiren haber Zorunlu Deprem Sigortası'nda son gün 18 Ağustos. Yeni Afet Sigortaları Kanunu gereğince, 'zorunlu deprem sigortası' yaptırmayanlar 18 Ağustos'tan sonra elektrik ve su aboneliğini başlatamayacak.

Bu durumdan en çok kiracılar etkilenecek. Çünkü kiralayacağı evin deprem sigortası yoksa elektrik, su gibi abonelikleri üzerine alamayacak, elektriksiz ve susuz kalacak.

6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu 18 Mayıs 2012'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunun 'Yükümlülüklerin Saptanması ve Sigortanın Kontrolü' başlıklı 11. maddesinin 3'ncü fıkrası gereğince elektrik ve su abonelik işlemlerinde artık zorunlu deprem sigortası aranacak. Abonelik esnasında istenilen evrakların içinde 'zorunlu deprem sigortası' poliçesi de bulunacak. Zorunlu deprem sigortası yaptırmayanlar su ve elektrik abonelik işlemlerini yaptıramayacak.

Yeni kanunla birlikte uygulamanın zorunlu deprem sigortasını yaygınlaştıracağına dikkat çeken Bursa Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürü İbrahim Tarı, "Yeni uygulama ile halkımız ve ülkemizin olası deprem sonrasında meydana gelebilecek maddi zararlarının karşılanmasına imkan sağlayacak. Bir deprem ülkesi olan yurdumuzda halkımızın depremlere karşı hazır olması, zarar azaltıcı çalışmalara katkı sağlaması çok önemli. Bunun yanında sağlam binalarda oturma ve güvenli yaşam alanları oluşturması da temel şartlardandır." şeklinde konuştu.

Vatandaşlardan zorunlu deprem sigortası konusunda duyarlı olmaları konusunda uyarıda bulunan İbrahim Tarı, elektrik ve su aboneliği konusunda vatandaşların sıkıntı yaşamaması için deprem sigortalarını da yaptırmalarını istedi. Bütün bu hazırlıklar için her ilde mevcut olan AFAD il müdürlüklerinin tüm konularda çalışmalara devam ettiğini anlatan Tarı, vatandaşlardan gelebilecek soru ve isteklere de her zaman hazır olduklarını kaydetti.

Zorunlu deprem sigortasının geçerliliğinin bir yıl olduğunu bildiren, İbrahim Tarı, şunları kaydetti: "Bir yıl sonra devam ettirmek vatandaşın isteğine bağlı. Ancak gönül ister ki afetlere karşı devam ettirilsin. Genellikle bir yıl sonra sigorta süresi bittiği için su ve elektrik aboneliklerinde vatandaşın karşısına yine DASK sigortası çıkacak." (The Lira)

13 Temmuz 2012 Cuma

Evlerinizi Ucuza Satmayın Yabancılar İstanbulda Toplu Ev Alıyor

İKİ AVRUPALI NEDEN TÜRKİYE'DEN BİR ANDA BİNLERCE KONUT ALDI?



Eren Güler / hurriyet.com.tr
13 Temmuz 2012


YABANCILAR BİR ANDA BİNLERCE KONUT ALDI

Mütekabiliyet Yasası ile yabancıların gelmesi beklenen inşaat sektöründe cumhuriyet tarihinin en büyük hareketi yaşandı. Yabancı alımları Mayıs ayında tam 1.1 milyar dolara çıkarak 2011 yılı toplamını dörde katladı. Yaşanan bu hareketin ardında Mütekabiliyet Yasası beklentisini satın alan Avrupalı iki büyük yatırımcının olduğu belirtiliyor.



Gayrimenkul sektörüne yabancılar Mayıs ayında çok büyük bir damga vurdu. Ocak-Nisan arasında sadece 114 milyon dolar olan toplam alımlar Mayıs ayında inanılmaz bir artış göstererek 1 milyar 114 milyon dolara çıktı. Alımların önümüzdeki aylarda da devam etmesi bekleniyor.
Merkez Bankası'nın Ödemeler Dengesi raporuna göre bu yabancı alımlarının arkasında Avusturya menşeili firmaların bulunduğu tahmin ediliyor.
Türkiye'ye şimdiye kadar yıllık bazda en büyük yabancı yatırımı 337 milyon dolar ile 2008 yılında olmuştu. Yabancılar 2009 yılında 209 milyon dolar, 2010 yılında 314 milyon dolar, geçtiğimiz yıl da 310 milyon dolarlık alım yapmışlardı.
"İKİ BÜYÜK AVRUPALI YATIRIMCI VAR"
Sektördeki bu sürpriz hareketi değerlendiren İstanbul İnşaatçılar Derneği (İNDER) ve Teknik Yapı Holding'in Başkanı Nazmi Durbakayım, Avrupalı iki büyük yatırımcının piyasadan gayrimenkul topladığını tahmin ettiklerini söyledi.
Durbakayım, "Geçenlerde görüşmek için bize de geldiler ve 1500 konut istediler. Ama biz genelde son tüketiciye hitap ettiğimiz ve satışlarda spekülasyon yapılmasını istemediğimiz için bu satışa sıcak bakmadık" dedi.

"YURTDIŞINDA PAZARLAYACAKLAR"
Bu yatırımcıların Mütekabiliyet Yasası dahilinde bu kadar büyük bir alım yaptıklarını kaydeden Durbakayım, şunları anlattı:
"Avrupa'da para kazanacak enstrümanlar azalınca birçok yatırımcı Türkiye'ye yöneldi. Mütekabiliyet Yasası da büyük bir fırsat. Biz Türkiye'den konut alan bu yatırımcıların önümüzdeki dönemde bu konutları yurtdışında pazarlayacağınız düşünüyoruz. Ayrıca önümüzdeki günlerde bu alımların devam edeceğini
2003'te 8 milyon dolarlık inşaat yatırımı 2011'de 310 milyon dolar oldu.
düşünüyoruz."
MÜTEKABİLİYET YASASI NEDENİYLE ALDILAR
İnanlar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Serdar İnan da 1.1 milyar dolarlık rakamın çok yüksek olduğunu söyledi. Aslında Türkiye'nin yıllık 30-40 milyar dolar potansiyeli olduğunu belirten İnan, "Bizim potansiyelimiz yüksek ama değerlendiremiyoruz. Arap parası Batı'da büyük zarar gördü. Ayrıca bazı ülkelerde Arap baharı da var. Ortadaki para büyük ve bundan sonra gayrimenkul pastasından pay alma ihtimalimiz yüksek" dedi.
Mayıs ayındaki alımların Mütekabiliyet Yasası ile ilgili beklentilerden kaynaklandığını söyleyen Serdar İnan, şöyle devam etti:
"Ama o yasa ölü doğdu. Mesela cebine pasaportunu koyan bir İranlı veya bir Suudi konut alabiliyor mu? Hayır alamıyor, çünkü pratikte zorluklar var ve yasanın alt bacakları oturmadı. Özellikle istihbarat kısmı uzun sürüyor. İstihbarat olsun ama 3-5 günde bitsin. Bizde aylar sürüyor. Bizim Türkiye'ye 15 günlüğüne tatile gelen adama istiyorsa hemen konutunu satmamız gerekiyor. Çünkü bu konjonktürü her zaman bulamazsınız. Pazar varsa satacaksınız."
Özellikle İran pazarında boşta büyük para olduğunu kaydeden İnan, Türkiye'nin bunu bir an evvel değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Mayıs'daki alımın tamamına yakını Avusturya'dan yapıldı.

YABANCILAR ALIMA GEÇTİ
İstanbul Emlakçılar Odası İkinci Başkanı Nizamettin Aşa da , yoğun yabancı alımlarının Mütekabiliyet Yasası'na yönelik beklentilerden kaynaklandığını tahmin ettiğini söyledi.
Mayıs ayında yasanın çıkacağına ve arkasından fiyatların yükseleceğine yönelik büyük bir beklenti oluştuğuna işaret eden Aşa, "Olağanüstü bir durum yok. Eldeki stoklar bitsin diye yabancılara satışın yolu açıldı. Onlar da alıma geçtiler" dedi.
Halihazırda 300 bine yakın Rus ve Arap kökenli alıcı potansiyeli olduğunu kaydeden Aşa, "Bundan sonra özellikle lüks projelerde fiyatlar artabilir. Ama endişe şu ki buradaki artışları emsal gösterip piyasayı yükseltecekler.
Sonuçta markalı projeler toplam stoğun sadece yüzde 20 si. Siz bunlara bakıp kalan yüzde 80'in fiyatını yükseltirseniz hem balon oluşur hem de konuta gerçekten ihtiyacı olan orta kesimle arzı buluşturamazsınız" diye konuştu.

Güvende ve Mutlu Kalın

Av. Erdal Avcı
avukaterdalavci@gmail.com